Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle :Davalı şirketin ------ Ticaret odasına kayıtlı bulunduğunu, davalı şirketin tasfiye olup kapandığını, kendisi davalı şirketin tek imzalı yetkili müdürü olduğunu, ancak tasfiye süresi içinde şirket adına kayıtlı bulunan ----- plaka sayılı araçların satış işleminin yapılmadığını ve bu araçların halen şirket adına kayıtlı bulunmakta olduğunu, davalı şirket ihya edilmeden bu araçların muayenesini ve satış işlemlerini yapamadıklarını, tasfiye olan,-----Ünvanlı şirketinin geçici olarak ihyasına, ---- VE ----- plaka sayılı araçların satışlarını yapabilmesi için gerekli kararın verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle : Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının,...
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/754 KARAR NO : 2025/386
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 21/10/2024 KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle :Davalı şirketin ------ Ticaret odasına kayıtlı bulunduğunu, davalı şirketin tasfiye olup kapandığını, kendisi davalı şirketin tek imzalı yetkili müdürü olduğunu, ancak tasfiye süresi içinde şirket adına kayıtlı bulunan ----- plaka sayılı araçların satış işleminin yapılmadığını ve bu araçların halen şirket adına kayıtlı bulunmakta olduğunu, davalı şirket ihya edilmeden bu araçların muayenesini ve satış işlemlerini yapamadıklarını, tasfiye olan,-----Ünvanlı şirketinin geçici olarak ihyasına, ---- VE ----- plaka sayılı araçların satışlarını yapabilmesi için gerekli kararın verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle : Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının, tasfiye memurlarının sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının, alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir olduğunu, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkil, Ticaret Sicili Müdürlüğünün tespit etmesi mümkün olmadığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzerine işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu şeklinde düzendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, dava kabul edilse bile yargılama masraflarının kendilerine yükletilemeyeceğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Tasfiye halinde ----Şirketinin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu görüldü. ----- ticaret sicil numarasına kayıtlı Tasfiye halinde ---- Ticaret Limited Şirketi 'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ortakların ve yetkililerinin ..., ---, ----, Yetkili ... olduğu, şirketin 19.12.2019 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye kararının 02.01.2020 tarihinde tescil edildiği , Şirket adına kayıtlı ---- ve ----plaka sayılı araçların tasfiyesi için yapılac...