Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Müvekkili ---- sicil numaralı (Mersis No :------ŞİRKETİNİN eski ortağı olduğunu, Şirket'in 12.04.2023 tarihinde terkin edildiğini, müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumunda hizmet birleştirmesi talebinde bulunmuş olduğunu davanın niteliği gereği husumetin aynı zamanda tasfiye memurlarına da yöneltilmesi gerektiğinden tasfiye memurlarının isim ve adreslerinin tespiti için ----- Ticaret Sicil Memurluğuna müzekkere yazılması gerektiğini, Bağkur ve SSK hizmetlerimi birleştirmek için şirketin ihyasını istediklerini, ----- Sicilden terkin kaydının kaldırılması ve ihyasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı cevap dilekçesinde özetle : Tasfiye memurları tarafından...
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/291 KARAR NO : 2025/387
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 26/04/2024 KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Müvekkili ---- sicil numaralı (Mersis No :------ŞİRKETİNİN eski ortağı olduğunu, Şirket'in 12.04.2023 tarihinde terkin edildiğini, müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumunda hizmet birleştirmesi talebinde bulunmuş olduğunu davanın niteliği gereği husumetin aynı zamanda tasfiye memurlarına da yöneltilmesi gerektiğinden tasfiye memurlarının isim ve adreslerinin tespiti için ----- Ticaret Sicil Memurluğuna müzekkere yazılması gerektiğini, Bağkur ve SSK hizmetlerimi birleştirmek için şirketin ihyasını istediklerini, ----- Sicilden terkin kaydının kaldırılması ve ihyasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı cevap dilekçesinde özetle : Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir olduğunu, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu şeklinde düzendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini talep ettiği görülmüştür. Davalı tasfiye memuru duruşmadaki beyanında davayı kabul etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; dava dışı----ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. ---- ticaret sicil numarasına kayıtlı ----- ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ortakların ve yetkililerinin ---- olduğu, Şirketin dosyasında yapılan incelemede, Şirket'in 30/11/2022 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye kararının, 06/12/2022 tarihinde tescil edildiği, tasfiye halinde ------ Şirketi' nin davacı tarafça yapılacak SGK 'da hizmet birleştirmesi işlemleri ile ilgili olarak davanın a...