MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 17/03/2022 NUMARASI: 2021/138 E. - 2022/68 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili markasının ... tarafından ilk olarak 1967 yılında yaratıldığını, 2009 yılı itibariyle ... adı altında dünya çapında birçok satış noktasına sahip olduğunu, müvekkilinin kendisine ait "..." markasını uzun yıllardır menşe ülke ABD başta olmak üzere düna genelinde ve Türkiye de dahil yüzden fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını, ancak hal böyle iken davalının, iş yerlerinde, web sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında müvekkili şirketin TPMK nezdinde tescilli ..., ..., ..., ..., ... ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/952 KARAR NO: 2024/2136 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 17/03/2022 NUMARASI: 2021/138 E. - 2022/68 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili markasının ... tarafından ilk olarak 1967 yılında yaratıldığını, 2009 yılı itibariyle ... adı altında dünya çapında birçok satış noktasına sahip olduğunu, müvekkilinin kendisine ait "..." markasını uzun yıllardır menşe ülke ABD başta olmak üzere düna genelinde ve Türkiye de dahil yüzden fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını, ancak hal böyle iken davalının, iş yerlerinde, web sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında müvekkili şirketin TPMK nezdinde tescilli ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markalarının aynısını/benzerini, müvekkilini markalarının da tescilli olduğu 25.ve 35. sınıfta yer alan emtialar üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullanıldığını, davalının bu kullanımlarında kendi adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markayı kullandığını ve davalı yanın söz konusu eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğünü, davalının müvekkili adına tescilli "..." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasını, men'ini, ref'ini ve davalının "..." ve "..." ibarelerini taşıyan ürünlerine el konulmasını, bu ibarelerin davalıya ait tüm ürün ve tanıtım araçlarından çıkarılmasını, bunun mümkün olmaması halinde ürünler ve tanıtım araçlarının imhasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının markaları ile müvekkilinin tescilli markasının birbirinden tamamen farklı markalar olduğunu, benzerlik göstermediğini, müvekkilinin markasının tek başına bağımsız ve özgün bir marka olduğunu, müvekkilinin markası olan "..." markasının esas unsurunun markanın tamamı olduğunu, davacı tarafın markalarında böyle bir ibare bulunmadığını, müvekkilinin markası ile davacı markaları arasında tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede bir benzerlik bulunmadığını ve bu nedenlerle müvekkilinin davacı markalarına yönelik herhangi bir tecavüz ve haksız rekabet eylemi gerçekleştirmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Önceki tarihli davacı markaları ile davalı markası ve kullanımı arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan ve bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakıldığında, benzerlik ve karıştırılma ihtimali tespit edilmiş olup, SMK m.6/1 kapsamında davalı markasının hükümsüzlük şartlarının...