Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2024/40 · K. 2024/728
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/40 K. 2024/728

E. 2024/40K. 2024/72826 Kasım 2024
icra takibikredi sözleşmesitazminatkefalet sözleşmesimenfi tespitalacağın tahsilialacağın temlikiimzaya itirazispat yükütespit davasıistinaf yoluihtiyati tedbirödeme emrihacizistirdat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine 2019 yılında yenilenen ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin kendisine gönderilen ödeme emri ile dosyadan haberdar olduğunu, davalının icra takibine konu borca dayanak olarak 02/10/2006 tarihli kefalet sözleşmesini gösterdiğini, Arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşmanın sağlanmadığını, ilgili icra takibine kefil olan müvekkilinin sorumluluğunun Borçlar Kanunu Madde 589 gereğince sınırlı olduğunu, dolayısıyla asıl borçlunun iflas etmesi sebebi ile müvekkilinin kefil olduğu ilgili borçtan sorumlu olmadığını, müvekkilinin söz konusu takibe süresinde itiraz ettiğini, müvekkilinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile okudum, anladım, isim, soy isim ve...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/40 Esas KARAR NO:2024/728

DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:09/03/2022 KARAR TARİHİ:26/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine 2019 yılında yenilenen ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin kendisine gönderilen ödeme emri ile dosyadan haberdar olduğunu, davalının icra takibine konu borca dayanak olarak 02/10/2006 tarihli kefalet sözleşmesini gösterdiğini, Arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşmanın sağlanmadığını, ilgili icra takibine kefil olan müvekkilinin sorumluluğunun Borçlar Kanunu Madde 589 gereğince sınırlı olduğunu, dolayısıyla asıl borçlunun iflas etmesi sebebi ile müvekkilinin kefil olduğu ilgili borçtan sorumlu olmadığını, müvekkilinin söz konusu takibe süresinde itiraz ettiğini, müvekkilinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile okudum, anladım, isim, soy isim ve imzası bulunmadığından ilgili kefalet sözleşmesinin sırf bu yüzden bile geçersiz ve hükümsüz olduğunu, açılan icra takip dosyasının müvekkilinin ticari yaşamını olumsuz etkilediğini belirterek öncelikle kötü niyetli açılan icra takibin teminatsız veya makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu takibin iptalini, davalıya %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki talep ve iddialarının hukuken kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle davalı ile dava dışı temlik eden banka arasındaki 02/10/2006 tarihli kefalet sözleşmesi 818 Sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte iken kurulmuş olup bu sebeple 6098 sayılı kanun hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının iddialarının 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine dayanıyor olmakla işbu gerekçeyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile İtiraz (İcra Takibine Gecikmiş İtiraz) talebinde bulunmuş ancak "muhatabın işe gittiğini beyan etmesi üzerine 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırılmak suretiyle mahalle muhtarına teslim edildiği, komşusuna haber verildiği" gerekçesiyle ve hukuka aykırı talebin reddine karar verildiğini, davacının asıl borçlunun iflas etmesi sebebiyle kefile karşı takibe geçilemeyeceği iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, asıl borçlunun iflas etmesinin borcu sona erdiren bir durum olmadığından kefile karşı takibe geçilmesinin hukuka uygun olduğunu, yine kefilin ticari hayattaki önemi asıl borçludan alacağın tahsil edilememesi durumunda kefile başvurularak alacağın tahsil kabiliyetini yükseltmek olduğunu, davacının işbu iddia ve taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, yukarıda açı...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 589

a. Sorumluluğun kapsamı

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 2

Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflas dairesi

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/834 · K. 2024/727

26 Kasım 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/688 · K. 2024/722

26 Kasım 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/162 · K. 2024/721

26 Kasım 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/727 · K. 2024/725

26 Kasım 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/172 · K. 2024/720

26 Kasım 2024