Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 13.07.2017 tarihli sözleşme ile, davalının verdiği sipariş üzerine belirtilen kumaşların üretimine davacı tarafından başlandığını, üretim sırasında gerekli müşteri onaylarının alındığını, davalının ek talepleri de yerine getirilmek suretiyle sözleşme konusu kumaşların, istenen renk, kalite ve metrajda hazır hale getirilerek durumun davalıya gerek elektronik iletiler ve gerekse telefonla bildirildiğini, gelip teslim alınması için bir müddet beklediklerini, teslim alınmayınca sözleşme gereği proforma fatura düzenleyip davalı şirkete gönderdiklerini, sözleşme uyarınca...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/966 KARAR NO: 2024/1297 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/12/2020 NUMARASI: 2017/1091 Esas, 2020/812 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 04/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 13.07.2017 tarihli sözleşme ile, davalının verdiği sipariş üzerine belirtilen kumaşların üretimine davacı tarafından başlandığını, üretim sırasında gerekli müşteri onaylarının alındığını, davalının ek talepleri de yerine getirilmek suretiyle sözleşme konusu kumaşların, istenen renk, kalite ve metrajda hazır hale getirilerek durumun davalıya gerek elektronik iletiler ve gerekse telefonla bildirildiğini, gelip teslim alınması için bir müddet beklediklerini, teslim alınmayınca sözleşme gereği proforma fatura düzenleyip davalı şirkete gönderdiklerini, sözleşme uyarınca proforma faturanın bedeli ödenip malların davalı tarafından teslim alınması gerekirken, davalının kumaş bedellerini ödemediği gibi, sipariş konusu malları da teslim almadığını, delil olarak sundukları "çeki listesi kayıtları" ndan davacının sipariş konusu kumaşların 2/3'ünü termin tarihinden önce, geriye kalan l/3'ünün ise 08.09.2017 tarihînde üretimini tamamlandığının anlaşılacağını, tekstil sektöründe bir ürünün üretilip mağazada satışa hazır hale gelmesinin yaklaşıp 15 haftalık bir üretim planlanmasını gerektirdiğini, bunun 6-8 haftasının ürünün kumaşının hazırlanması, 3-5 haftasının kumaşın kesilip dikilerek paketlenmesi ve geriye kalan 2 haftalık sürecin ise ürünlerin lojistik anlamda şevkinin yapılarak satışa arz edilmesi şeklinde gerçekleşdiğini, sektördeki bu uygulamanın (teamülün) tüm tacirler tarafından da bilindiğini, buna göre 13.07.2017 tarihinde alınan siparişin 08.09.2017 tarihinde; yaklaşık 8 haftalık takvimine uygun olarak üretildiğini, her ne kadar sözleşmede 22.08.2017 tarihinde malların teslim edileceği yazılı olsa da bu tarihlerin yaklaşık termin süreleri olup, müşteriden veya üretimden kaynaklanan nedenlerden ötürü makul süreli gecikmeler yaşanabildiğini, bunun sektörde yerleşik bir uygulama olduğunu ve teamül teşkil ettiğini, bunun da davalı tarafından bilindiğini veya bilinmesi gerektiğini, buna rağmen davalının, sözleşmede kararlaştırılan tarihte malların kendisine teslim edilmediğini ileri sürüp, bedelini ödemeyip malları da teslim almamasının kötü niyetli bir davranış olduğunu, davalının davacıya yolladığı cevabi ihtarında ileri sürdüğü "gecikmeden ötürü kendi siparişinin iptal edildiğini ve 39.123.-USD zarar ettiği" iddiasının gerçeklerle bağdaşmayıp, hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, zira termin tarihinden önce h...