Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesine göre 22/11/2013 tarihinde münfesih olduğunu, şirketin hukuksal varlığına son verildiğini, müvekkili banka ile ihyası istenen şirket arasında imzalanan 06/10/2006 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesine istinaden borçlu şirkete krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi çekildiğini, hesabın katı üzerine halen derdest olan .... İcra Dairesi ... Esas ve .... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyaları ile icra takibine geçildiğini, müvekkilinin davalı şirketten alacağının devam ettiğini, derdest icra dosyalarından işlemlere devam edildiğini, ihyası istenen şirketin...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2024/459 Esas KARAR NO :2024/779
DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:29/07/2024 KARAR TARİHİ:12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesine göre 22/11/2013 tarihinde münfesih olduğunu, şirketin hukuksal varlığına son verildiğini, müvekkili banka ile ihyası istenen şirket arasında imzalanan 06/10/2006 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesine istinaden borçlu şirkete krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi çekildiğini, hesabın katı üzerine halen derdest olan .... İcra Dairesi ... Esas ve .... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyaları ile icra takibine geçildiğini, müvekkilinin davalı şirketten alacağının devam ettiğini, derdest icra dosyalarından işlemlere devam edildiğini, ihyası istenen şirketin 22/11/2013 tarihinde münfesih olduğunun taraflarınca yeni öğrenildiğini, bu nedenlerle ... Şirketi'nin ihyasına, eksik tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu kapsamda bu işlemler yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil Sicil Müdürlüğünün tespit etmesi mümkün olmadığını, davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkil Sicili Müdürlüğü uyacağını, TTK m. 545/1de düzenlendiği üzere müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapıldığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahke...