Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 21.07.2014 tarihinde tek ortağının kendisi olduğu 50.000,00 sermayeli "... Ticaret ve Sanayi A,Ş"yi kurduktan sonra 22.10.2014 tarihinde %50'şer oranda hissedarı olduğunu her biri 50.000,00 sermayeli "... Ticaret Ve Sanayi A.Ş." "... Üretim Ticaret Ve Sanayi A.Ş." "... ... A.Ş." ve "... ... A.ş."yi kurduğunu müvekkilinin, %50'şer oranda hissedarı olduğunu "... Ticaret Ve Sanayi A.ş." "... Üretim Ticaret Ve Sanayi A.ş." "... ... A.ş." Ve "... ... A.ş." 20.11.2018 tarihinde birleşme yoluyla "... Ticaret Ve Sanayi A.Ş."ye devredildiğini şirket birleşmeleri sonrasında fiilen yönetimde bulunmayan müvekkili, şirketin genel kurullarına davet edilmediğini, şirketin yönetiminde aktif olarak görev almadığını ve şirket yönetiminden fiilen...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/32 Esas KARAR NO :2024/54
DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:11/01/2024 KARAR TARİHİ:24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 21.07.2014 tarihinde tek ortağının kendisi olduğu 50.000,00 sermayeli "... Ticaret ve Sanayi A,Ş"yi kurduktan sonra 22.10.2014 tarihinde %50'şer oranda hissedarı olduğunu her biri 50.000,00 sermayeli "... Ticaret Ve Sanayi A.Ş." "... Üretim Ticaret Ve Sanayi A.Ş." "... ... A.Ş." ve "... ... A.ş."yi kurduğunu müvekkilinin, %50'şer oranda hissedarı olduğunu "... Ticaret Ve Sanayi A.ş." "... Üretim Ticaret Ve Sanayi A.ş." "... ... A.ş." Ve "... ... A.ş." 20.11.2018 tarihinde birleşme yoluyla "... Ticaret Ve Sanayi A.Ş."ye devredildiğini şirket birleşmeleri sonrasında fiilen yönetimde bulunmayan müvekkili, şirketin genel kurullarına davet edilmediğini, şirketin yönetiminde aktif olarak görev almadığını ve şirket yönetiminden fiilen uzaklaştırdığını bu sırada müvekkilinin, anlayamadığı bir şekilde şirkette yer alan hisselerini kaybettiğini bu çerçevede, müvekkilin bir alacaklısı tarafından yürütülen icra takibi sırasında kurucusu olduğunu .... AsliyeTicaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı sırasında kayıtlı bulunan dava ile Birleştirilmesini, Davanın kabulünü müvekkilinin "... Ticaret Ve Sanayi A.Ş."; "... Üretim Ticaret Ve Sanayi A.Ş."; "... ... A.Ş."; "... ... A.Ş." ve "... Ticaret Ve Sanayi A.Ş." nezdinde bulunan hisselerinin devrine ilişkin tüm işlemlerinin yok hükmünde olduğununun tespitini, bunun mümkün görülmemesinin halinde devre ilişkin tüm işlemlerinin iptalini, müvekkilinin, "... Ticaret Ve Sanayi A.Ş." "... Üretim Ticaret Ve Sanayi A.Ş." "... ... A.Ş." ve "... ... A.Ş" nezdinde bulunduğunun ve birleşme yoluyla "... Ticaret Ve Sanayi A.Ş." bünyesine alınan ve bu şirketin de "... A.Ş." ile birleşmesinin sonucunda bu şirket bünyesine geçen hisselerinin karşılığı olan kısmının davalı şirketin ortaklar pay defterine yazılmasını, bu talebinin uygun görülmemesi halinde, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili adına tescili talep edilen şirket hisselerinin gerçek değerine karşılık 150.000,00 devir tarihlerinden itibaren yürütülecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesinin talep etmiştir. Eldeki dava, alacak davasıdır. Mahkememizin bu dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasının taraflarının ve dava sebebinin aynı olduğu, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, her iki davanın birleştirilmesinin delillerin birlikte toplanıp değerlendirilmesi açısından ve usul ekonomisi açısından yararlı olacağı sonuç ve kanatine varılarak HMK'nın 166. maddesi gereğince davaların birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmu...