DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/12/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; yargılama sırasında talepleri üzerine müvekkilleri ile davalı arasındaki hisse devrine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) yapılan bildirimlerin celbine karar verildiğini, EPDK tarafından verilen 08.08.2024 tarihli cevapta müvekkillerinden ..., ... ve ...'ın 18.12.2019 tarihi itibariyle şirkette %10'ar, müvekkili ...'ın ise %13,33 oranında doğrudan pay sahibi olduklarının anlaşıldığını, bu noktada, müvekkillerinin gerçek pay oranlarının açığa çıktığını, inançlı işlem sözleşmesinin imzalanmasından 1,5 ay sonra yapılan bu hisse devri de gerçek anlamda bir hisse devri...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1878 Esas KARAR NO: 2024/2046 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2024/161 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 24/10/2024 DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/12/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; yargılama sırasında talepleri üzerine müvekkilleri ile davalı arasındaki hisse devrine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) yapılan bildirimlerin celbine karar verildiğini, EPDK tarafından verilen 08.08.2024 tarihli cevapta müvekkillerinden ..., ... ve ...'ın 18.12.2019 tarihi itibariyle şirkette %10'ar, müvekkili ...'ın ise %13,33 oranında doğrudan pay sahibi olduklarının anlaşıldığını, bu noktada, müvekkillerinin gerçek pay oranlarının açığa çıktığını, inançlı işlem sözleşmesinin imzalanmasından 1,5 ay sonra yapılan bu hisse devri de gerçek anlamda bir hisse devri niteliğinde olmadığından, karşılığında müvekkillerine herhangi bir bedel ödenmediğinden, bu hisselerin de davalıya inançlı işlem vasıtasıyla, emaneten devredildiğini, davalıya inançlı işlem suretiyle devredilen bu hisselerin müvekkillerine iadesi ve hisseler nezdinde tahakkuk eden kâr payı alacaklarının ödenmesi talebiyle dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, 15.10.2024 tarihinde süreç anlaşmama ile tamamlandığını, neticeten gerek Mahkemenin gerek İstinaf Mahkemesinin ihtiyati tedbir talebi reddi gerekçeleri gelişen olgular karşısında yeniden değerlendirmesi gerektiğini, özellikle, EPDK'nın 08.08.2024 tarihli cevabi yazısı da müvekkillerinin anneleriyle birlikte şirkette toplam %43,33 oranında pay sahibi olduklarını açıkça ortaya koyduğunu, bu nedenlerle HMK md. 396 uyarınca değişen durum ve koşullar göz önüne alınarak davalı adına kayıtlı ... hisselerinin 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla hisselerin 3.kişilere devrini önleyici mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 2024/161 Esas ve 24/10/2024 tarihli ara kararında; "HMK.nun 389.maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceğinin veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK.nun 390.maddesine göre tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacı tarafından EPDDK dan gelen cevabi yazı doğrultusunda müvekkillerinin davalı şirkette 18/12/2019 tarihi itibariyle %10'ar hissedar olduğunun ortaya çıktığını İnançlı İşlem sözleşmesinin im ...