Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin ... sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiklerini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arasında 09.10.2020 tarihinde otuz altı ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahsın ise, davalı şirketin yetkilisi olduğunu ve davalı/borçlu şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu ve sözleşmede ticari kefaletinin bulunduğunu, davalıların sözleşmeye göre yatırmayı üstlendikleri teminat/güvence...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2024/2093 KARAR NO:2024/3517 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:12/03/2024 NUMARASI:2022/289 E - 2024/265 K DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:19/12/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin ... sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiklerini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arasında 09.10.2020 tarihinde otuz altı ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahsın ise, davalı şirketin yetkilisi olduğunu ve davalı/borçlu şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu ve sözleşmede ticari kefaletinin bulunduğunu, davalıların sözleşmeye göre yatırmayı üstlendikleri teminat/güvence bedeli yükümlülüğünü yerine getirmediklerini, bu hususta kendilerine 13.10.2021 tarihli mail ekinde "İhbarname" gönderilerek, bu güvence bedeli/teminatı ulaştırmaları, aksi halde sözleşmesel hakları kullanma imkanının doğacağının bildirildiğini, verilen süre içerisinde teminat/güvence bedelinin ulaştırılmaması neticesinde davalının 01.12.2021 tarihi itibariyle sözleşmesinin feshedildiğini ve elektrik tedarikinin sonlandırıldığını, davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin otuz altı ay devam edeceği taahhüdüne dayalı olarak elektrik alımı yapan müvekkili şirketin zararının söz konusu olduğunu, davalının sözleşmeyi ihlal etmesinin bir sonucu olarak, zarar şartı aranmaksızın sözleşmesel cezai şartın kararlaştırıldığını, buna göre satıcının sözleşmeyi feshi halinde alıcının satıcıya bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu, satıcının sözleşmedeki haklarını kullanmaması veya kullanmada gecikmesinin feragat anlamına gelmeyeceğinin sözleşmede kararlaştırıldığını, taraflar tacir olduğundan müvekkili şirketin cezai şart talep etme hakkının olduğunu iddia etmiş ve davalıların borca itirazlarının iptali ile takibin devamına, borçlunun %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine tahakkuk ettirilen bedellerin kullanım faturası değil; cezai şart bedeli olduğunu, sözleşmede bulunan ve müvekkilleri ile müzakere edilmeden tüketici aleyhine düzenlenmiş genel işlem koşullarının Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin emsallerine ve TBKnun 20-21-22-23-24-25 Maddele...