DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde, müvekkil ile davalı şirket arasında akdedilen 29.04.2022 tarihli halka arz bedelinin %3 ü başarı primli "Stratejik Danışmanlık Sözleşmesi" gereğince verilen hizmetin karşılığı ödenmeyen danışmanlık ücreti, bağımsız yönetim kurulu üyelik ücreti ve davalı şirket tarafından ödenmeyen halka arz gelirinin %3 ü başarı primlerinin müvekkiline ödenmemesi ile başarı primlerinin esas alındığı toplam proje-halka arz bedellerinin belli olmaması sebebiyle müvekkili şirketin sözleşmeden doğan alacaklarının tam ve kesin olarak tespiti ile başarı primlerinin belirlenebilmesi mümkün olduğu anda artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1867 KARAR NO: 2024/1752 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/10/2024 NUMARASI: 2024/570 Esas DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde, müvekkil ile davalı şirket arasında akdedilen 29.04.2022 tarihli halka arz bedelinin %3 ü başarı primli "Stratejik Danışmanlık Sözleşmesi" gereğince verilen hizmetin karşılığı ödenmeyen danışmanlık ücreti, bağımsız yönetim kurulu üyelik ücreti ve davalı şirket tarafından ödenmeyen halka arz gelirinin %3 ü başarı primlerinin müvekkiline ödenmemesi ile başarı primlerinin esas alındığı toplam proje-halka arz bedellerinin belli olmaması sebebiyle müvekkili şirketin sözleşmeden doğan alacaklarının tam ve kesin olarak tespiti ile başarı primlerinin belirlenebilmesi mümkün olduğu anda artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 900.000,00 TL'nin alacağın doğduğu tarihten itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsili ile hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememe riskine karşılıkı tarafın taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine cebri icra yoluyla satışı ve üçüncü şahıslara devri engelleyici, ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemenin 03/10/2024 tarihli ara kararı ile; "...Her ne kadar yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ve Yüksek Mahkeme kararlarında ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir veya ihtiyati tedbirin mahiyetinde ihtiyati haciz şeklinde bir düzenleme mevcut bulunmaması nedeniyle talep edilemeyeceği belirtilmiş ise de; davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri ayrı ayrı değerlendirilerek, ihtiyati tedbirin yalnızca dava konusu üzerine konabileceği, tedbir ile amaçlananın dava konusunu dava sonuçlanıncaya kadar muhafaza etmek olduğu; somut olayda, dava konusunun bir miktar para alacağı olduğu bu nedenle de ihtiyati tedbir talebinin kanunda belirtilen şartları ihtiva etmediğinden reddi gerektiği anlaşılmış; ayrıca davacı yanın ihtiyati haciz talebinin esas hakkında yargılamayı gerektirdiği, yargılamayı gerektiren hususta ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, kanunda sayılan şartların gerçekleşmediği" gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi ile ihtiyati haciz talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Davacı vekili yasal süresi içinde sunduğu istinaf dilekçesinde; Müvekkil şirketin sözleşme gereği kusursuz bir hizmet ifa etmesine rağmen davalı şirketçe müvekkil hak alacağı ödenmediğini, yapılan ödemeler hep geciktirildiğini, müvekki...