İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ile vekalet ilişkisinin 2007 yılında başladığını, 2008 yılında taraflar arasında Avukatlık Sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin 27.02.2014 tarihinde haklı nedenle icra ve dava dosyalarından istifa edene kadar davalı şirketin vekilliğini sürdürdüğünü, ödenmeyen vekalet ücreti alacağının tahsili için İzmir 14.İcra Müdürlüğünün 2014/6139 Esas sayılı dosyasıyla 408.308,31 TL üzerinden başlatılan takibe davalı şirketin haksız itirazının iptaline, alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak...
3. Hukuk Dairesi 2025/1814 E. , 2025/5053 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/703 E., 2024/803 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ile vekalet ilişkisinin 2007 yılında başladığını, 2008 yılında taraflar arasında Avukatlık Sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin 27.02.2014 tarihinde haklı nedenle icra ve dava dosyalarından istifa edene kadar davalı şirketin vekilliğini sürdürdüğünü, ödenmeyen vekalet ücreti alacağının tahsili için İzmir 14.İcra Müdürlüğünün 2014/6139 Esas sayılı dosyasıyla 408.308,31 TL üzerinden başlatılan takibe davalı şirketin haksız itirazının iptaline, alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere faizi ile birlikte tahsiline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin hiçbir şekilde davacı avukat ile yazılı sözleşme yapmadığını ve karşı taraftan alınacak vekalet ücreti dışında bir ücret ödemesi kararlaştırılmadığını, davacının müvekkili şirketten yargılama harç ve masrafları adı altında 50.000,00 TL'den fazla bir parayı tahsil ettiğini, davacının kendisine verilen işleri takip etmeyerek çok sayıda dosyada konulan hacizlerin düşmesine neden olduğunu, gelişmelerle ilgili bilgi paylaşımında bulunmadığını, yalnızca dosyanın masrafı var diyerek müvekkilinden para talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı avukatı azletmediğini, ancak kendisinin vekaletnameyi çıkış yolu olarak görerek içeriği taraflarınca bilinmeyen davalı şirketin yönetim kurulu başkanının imzalamadığını beyan ettiği bir sözleşmeye dayanarak, tüm dosyalardaki görevinden istifa ederek dava açmak yolunu tercih ettiğini, açılan bu davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2017 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2014/6139 Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 323.947,47 TL asıl alacak, 1.917,06 TL üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen asıl alacak üzerinden hesap edilecek % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde, davalı vekili istinafa başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin12.02.2018 tarihli kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13.Hukuk Dairesinin 26.11.2019 tarihli ilamıyla; davacı avukatın istifasının haklı olduğu, öncelikl...