Mahkeme kararının davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı İdare tarafından .. Milli Parkı sorumluluk alanı içerisinde kalan ormanlık saha üzerinde enerji nakil hattı yapımı için ..'a kullanım izni tesis edildiğini, 2008, 20 09... yıllarına ilişkin olarak davalı tarafça sadece 153.107.67 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme düşülerek izin bedeline ilişkin olarak yapılan hesaplama sonucunda ilgili şirketin 2008, 20 09... yıllarına ilişkin kullanım bedelleri ve bu bedellere işletilen gecikme...
3. Hukuk Dairesi 2025/1544 E. , 2025/5108 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/12 E., 2023/132 K.
Mahkeme kararının davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı İdare tarafından .. Milli Parkı sorumluluk alanı içerisinde kalan ormanlık saha üzerinde enerji nakil hattı yapımı için ..'a kullanım izni tesis edildiğini, 2008, 20 09... yıllarına ilişkin olarak davalı tarafça sadece 153.107.67 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme düşülerek izin bedeline ilişkin olarak yapılan hesaplama sonucunda ilgili şirketin 2008, 20 09... yıllarına ilişkin kullanım bedelleri ve bu bedellere işletilen gecikme faizi olmak üzere toplam 1.026.723,00 TL borcu olduğunun tespit edildiğini, hesaplamaya ilişkin tablonun dava dilekçesine eklendiğini, bedelin ödenmediğine ilişkin çizelge ihtarname ile tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığını ileri sürerek; 2008, 20 09... yıllarına ait ödenmeyen tahsis bedeli 1.026.723,00 TL'nin 31.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; İzin Bedelinin Hesaplanmasına Dair Yönetmelik hükümlerinin hakkında uygulanamayacağını, zira kendileri tarafından yeni bir taahhüt senedi imzalanmadığını, 1984 yılında imzalanan taahhüt senedi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 21.11.2012 tarihli 2011/174 E., 2012/659 K. sayılı kararla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, “Kullanım Bedellerinin Hesaplanmasına İlişkin Yönetmelik" hükümlerinin gerçekleşen somut olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, tahsis bedellerinin dosyada mübrez 01.07.1984 tarihli taahhüt senedinin 7. maddesi uyarınca hesaplanması gerektiği, bu düşünceyle yapılan hesaplama neticesinde, 2008, 20 09... yılları itibariyle davalının davacı tarafa arazi tahsis bedeli borcu bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Yargıtay Kapatılan 13. Hukuk Dairesinin 15.01.2014 tarihli ve 2013/11566 E. 2014/621 K. sayılı ilamıyla; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kullanım bedellerinin hesaplanmasına ilişkin Yönetmelik hükümlerinin somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanmayacak ise kullanım bedellerinin ne şekilde belirleneceği noktasında toplandığı, incelenen dosya içeriğine göre, Yönetmelik hükümlerinin uygulanması için gerekli bulunan izin lehdarının talebi ile buna bağlı olarak yeni ta...