Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından müvekkili adına Trabzon İcra Müdürlüğünün 2018/4103 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan bu takipte tebligatların usulsüz olduğunu bu nedenle takipten haberdar olamadığını, yapılan itirazın süresinde sayılmadığını, adına kayıtlı araç satılırken hakkında haciz kararı verildiğini öğrendiğini, müvekkilinin icra konusu sözleşmeyi imzalamadığını, icra borçlusunun ... olduğunu, müvekkilinin kefil ve borçlu sıfatının bulunmadığını, eşi .... olmasına rağmen isminin ...... olarak gösterildiğini, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bu nedenle icra takibinde müvekkilin borçlu olmadığının...
T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1043 KARAR NO : 2023/495
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2021 NUMARASI : 2020/522 - 2021/782 E.K.
DAVACI : ... - -... VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 13/03/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2023
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından müvekkili adına Trabzon İcra Müdürlüğünün 2018/4103 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan bu takipte tebligatların usulsüz olduğunu bu nedenle takipten haberdar olamadığını, yapılan itirazın süresinde sayılmadığını, adına kayıtlı araç satılırken hakkında haciz kararı verildiğini öğrendiğini, müvekkilinin icra konusu sözleşmeyi imzalamadığını, icra borçlusunun ... olduğunu, müvekkilinin kefil ve borçlu sıfatının bulunmadığını, eşi .... olmasına rağmen isminin ...... olarak gösterildiğini, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bu nedenle icra takibinde müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan tebligatın usulüne uygun bir şekilde eşine yapıldığını, genel kredi sözleşmesinde davacının müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, eşi tarafından verilen muvafakat belgesinin sahte olduğu belirtilmiş ise de eş rızasının zaten aranmadığını, bu nedenle sözleşmenin geçerli olduğunu, sözleşmede limit olarak 60.000,00 TL'nin yazılı olduğunu, geçerli bir alacak borç ilişkisinin bulunduğunu, davacının iddialarının yersiz olduğunu, davanın reddini, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "Dava konusu uyuşmazlığın davalı tarafından başlatılan icra takip dosyasındaki borçtan sorumlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacının dava konusu icra takibine dayanak olan sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı ve dolayısıyla bu sözleşmeye ilişkin kefaletinin bulunmadığı yönündeki iddiası karşısında mahkemece dosyasının bir grafoloji uzmanı bilirkişiye tevdii ile davacının kefil olarak göründüğü genel kredi sözleşmesi ve kredi borç senetlerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığının, tespiti yapılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. 04/10/2021 tarihli uzman bilirkişi raporu uyarınca; inceleme konusu genel kredi sözleşmesinde ... adına atfen atılı imzalar ile ...'a ait karşılaştırma belgelerdeki imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlı...