Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka aleyhine Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/150 esas sayılı dosyasında taraflar arasında tanzim edilen 27/06/2007 tarihli sözleşmenin haksız olarak feshedildiğine ilişkin tespit ve 7.151.198,32-TL'nin davalıdan tahsiline ilişkin kararın Yargıtay 11. Hukuk dairesinin 04/02/2021 Tarih, 2020/7256 Esas 2021/865 Karar sayılı ilamı ile onandığını, yargılama sürecinde kararın 2 kez usulden bozulduğunu ancak esastan bozulmadığını, alacağın muaccel olduğunu, 26/03/2013 tarihinden yaklaşık 9 yıl sonra 28/02/2022 tarihinde borcun ödendiğini, ülkenin içinden geçtiği enflasyonist süreç göz önünde bulunduğunda davacı müvekkilinin yasal faizle karşılanamayan şekilde munzam zararı bulunduğunu, Anayasa...
T.C. GAZİANTEP 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : .... KARAR NO : ....
HAKİM : .... KATİP :....
DAVACI : .... VEKİLLERİ : .... DAVALI :.... VEKİLİ : ....
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2022 KARAR TARİHİ : 04/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka aleyhine Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/150 esas sayılı dosyasında taraflar arasında tanzim edilen 27/06/2007 tarihli sözleşmenin haksız olarak feshedildiğine ilişkin tespit ve 7.151.198,32-TL'nin davalıdan tahsiline ilişkin kararın Yargıtay 11. Hukuk dairesinin 04/02/2021 Tarih, 2020/7256 Esas 2021/865 Karar sayılı ilamı ile onandığını, yargılama sürecinde kararın 2 kez usulden bozulduğunu ancak esastan bozulmadığını, alacağın muaccel olduğunu, 26/03/2013 tarihinden yaklaşık 9 yıl sonra 28/02/2022 tarihinde borcun ödendiğini, ülkenin içinden geçtiği enflasyonist süreç göz önünde bulunduğunda davacı müvekkilinin yasal faizle karşılanamayan şekilde munzam zararı bulunduğunu, Anayasa Mahkemesinin 2014/2267 nolu bireysel başvuru dosyasında verilen 21/12/2017 tarihli kararının ihlal neticesinde çıkması sebebi ile derece mahkemelerince bağlayıcılığı gözetilerek sepet formulü ile hesaplanacak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00-TL munzam zararın davalıdan tahsilini dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zaman aşımı dolduktan sonra ikame edildiğinden reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı iddialarının soyut mahiyette olduğunu, olağan kanun yolları tüketildikten sonra davalı müvekkilinin ödeme yapmasının müvekkiline kusur olarak izafe edilemeyceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2--Celp edilen kurum cevabi yazıları, 3-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava Nevi İtibari İle Alacak (Munzam Zarardan Kaynaklanan) İstemine İlişkindir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuya ilişkin yasal düzenlemeler ile hukukî kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar bulunmaktadır. Borcun ifasının geciktirilmesi borçlunun temerrüdü sonucunu doğuracaktır. Borçlunun temerrüdü hâlinde ise ortaya çıkacak olan hukukî sonuçlar TBKnın 117 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir. Bu sonuçlar arasında uyuşmazlığın niteliği itibariyle önem arz edenlerden ilki; TBKnın 122. maddesinde düzenlenen aşkın (munzam) zarar kavramıdır. Öte yandan aşkın (munzam) zararın anlaşılabilmesi için öncelikle, borçlu temerrüdünün bir diğer sonucu olan temerrüt faizinin hukuksal niteliği üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır. Temerrüt faizi, borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşm...