DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/09/2018 KARAR TARİHİ : 13/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 10/03/2017 tarihinde .... sözleşme no.lu 80.000 kg gliserin ilişkin satış sözleşmesinin imzalandığını ve davalı şirket tarafından müvekkili şirkete proforma fatura düzenlendiğini ancak sözleşmede kararlaştırılan toplam üründen sadece 26.760 kg'ın teslim edildiğini, kalan 53.240 kg ürünün teslim edilmemesi sebebiyle cari hesap ekstresinde belirtilen alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müvekkilinin borçlu şirkete 10/03/2017 tarihinde 61.360 USD yatırdığını, bahsi...
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/861 Esas KARAR NO : 2023/1324
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/09/2018 KARAR TARİHİ : 13/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 10/03/2017 tarihinde .... sözleşme no.lu 80.000 kg gliserin ilişkin satış sözleşmesinin imzalandığını ve davalı şirket tarafından müvekkili şirkete proforma fatura düzenlendiğini ancak sözleşmede kararlaştırılan toplam üründen sadece 26.760 kg'ın teslim edildiğini, kalan 53.240 kg ürünün teslim edilmemesi sebebiyle cari hesap ekstresinde belirtilen alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müvekkilinin borçlu şirkete 10/03/2017 tarihinde 61.360 USD yatırdığını, bahsi geçen sözleşmeye istinaden davalı şirketin 20.525,05 USD bedelli 25.760 kg gliserini 25/03/2017 tarihinde müvekkili şirkete teslim ettiğini ancak davalı şirketin ürünün stoklarında olmadığını, en erken 26/05/2017 tarihinde tedarik edebileceklerini bildirdiklerini, bunun üzerine 25/05/2017 tarihinde davalı şirket ile yapılan görüşmede kalan ürünün teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından teslim alınamayan ürünler kapsamında birim fiyatı 970 USD, 880 USD, 890 USD olarak farklı 3 firmadan tedarik sağladığını, müvekkili şirket tarafından teslim alınamayan ürünler tedarik edilirken davalı şirket tarafından peşin alınan bedelden kalan kısma istinaden 03/08/2017 tarihinde 20.000 USD, 19.9.2017 tarihinde 5.000 USD olmak üzere toplam 25.000 USD müvekkilinin hesaplarına gönderildiğini, süresinde teslim edilmeyen mallara ilişkin ortaya çıkan vade ve kur farkından kaynaklanan likit alacağın sözleşme kapsamında muaccel hale geldiğini, müvekkili şirket tarafından cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere, 15.384,95 USD kalan bakiye, 5.363,10 USD vade farkı, 15.015,50 USD fiyat farkı olarak toplamda 36.213,55 USD tutarında davalı şirketten asıl alacağı bulunduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının vade farkı ve fiyat farkı taleplerinin hukuki dayanağının olmadığını, vade farkının, başta sözleşme ilişkisi kurulurken ya da daha sonradan tarafların ortak iradeleri ile kararlaştırılabileceği gibi var olan ticari teamüller sonucu da ortaya çıkabileceğini, vade farkının sözleşmede kararlaştırıldığı ya da sonradan sürekli uygulama sebebiyle sözleşmenin bir unsuru kabul edildiği durumlarda alacaklının bu yöndeki istemini doğrudan sözleşmeye dayandıracağını ancak somut olayda; müvekkili şirket ile dava...