Mahkememizde görülmekte olan istirdat (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişki olmamasına rağmen, davalı haksız ve kötüniyetli olarak müvekkil kurumdan 6.837,51 TL asıl alacağı ve işlemiş faiz alacağı olduğu iddiası ile ------------ dosyası ile ilamsız takip başlattığını, davalı tarafın başlattığı işbu haksız ve dayanaksız takip, ödeme emrinin Tebligat Kanunu'na tamamen aykırı ve usulsüz tebliği ile kesinleştirildiğini, ödeme emrinin usulsüz tebliği sebebiyle davacı müvekkil icra takibinden geç haberdar olmuş ve zamanında haksız takibe itiraz edemediğini, ödeme emrinin, davacı müvekkilin şirketinin de bulunduğu 300'den fazla dairesi olan taşınmazın güvenlik görevlilerinden birisine haber verildiği iddia edilerek muhtara tebliğ edildiği, müvekkil şirket...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/714 Esas KARAR NO: 2024/34 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 12/11/2020 KARAR TARİHİ: 18/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan istirdat (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişki olmamasına rağmen, davalı haksız ve kötüniyetli olarak müvekkil kurumdan 6.837,51 TL asıl alacağı ve işlemiş faiz alacağı olduğu iddiası ile ------------ dosyası ile ilamsız takip başlattığını, davalı tarafın başlattığı işbu haksız ve dayanaksız takip, ödeme emrinin Tebligat Kanunu'na tamamen aykırı ve usulsüz tebliği ile kesinleştirildiğini, ödeme emrinin usulsüz tebliği sebebiyle davacı müvekkil icra takibinden geç haberdar olmuş ve zamanında haksız takibe itiraz edemediğini, ödeme emrinin, davacı müvekkilin şirketinin de bulunduğu 300'den fazla dairesi olan taşınmazın güvenlik görevlilerinden birisine haber verildiği iddia edilerek muhtara tebliğ edildiği, müvekkil şirket aktif olarak çalışan bir şirket olup, şirket bünyesinde çalışan ve adreste bulunan işçilerine tebligatın bildirilmesi gerekirken güvenlik görevlisine haber verilmesinin Tebligat Kanunu'na aykırı olduğunu, müvekkil şirket aleyhine başlatılan takibe ödeme emrinden haberdar olamaması nedeniyle itiraz edemediğini ve takibin kesinleştiğini, bu sebeplerle müvekkilinin banka hesaplarına ve sair malvarlığına haciz konulduğunu, Müvekkilinin kurum tebligattaki usulsüzlüğün giderilerek hacizlerin eski hale iadesi talepli dava açtığını, ----- davanın reddine karar verildiğini, işbu karar üzerine istinaf yoluna başvurulduğunu,-------kararı ile İİK m.363 gereğince davanın İstinaf yapılabilecek dava miktarının altında kaldığı ve bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin usulden reddine karar verildiğini, anılan yargılamaların neticesinde lehe bir sonuç alamayan müvekkil davalıya hiçbir borcu olmamasına rağmen dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, müvekkil şirket ile davalı arasında düzenlenmiş bir sigorta poliçesi olmadığını, ve herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin haciz baskısı altında kalarak, ticari hayatının sekteye uğmaması ve daha fazla maddi zarara uğramamak adına borçlu olmadığı meblağı kötüniyetli davalıya ödemek zorunda kaldığını, bu nedenlerle davalı haksız ve kötü niyetli takibi ile müvekkilden alacağı olmadığı parayı tahsil ettiğini, bu nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 9.795,77 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yapılan ödemenin 23/10/2019 tarihinde yapıldığını, Huzurdaki davanın ise 12/11/2020 tarihinde bir yıldan daha fazla süre geçtikten sonra açıldığını, bu sebeplerle davanın doğrudan reddinin gerektiğ...