MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/526 Esas-2024/1202 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fıkri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/342 E., 2021/306 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait birçok markanın ABD Patent ve Marka Ofisi ve Avrupa Birliği Marka Veri Tabanında kayıtlı olduğunu, aynı zamanda Avrupa Birliği Marka Veri Tabanı (CTM) nezdinde "..." ve WIPO nezdinde "..." markalarının sahibi olduğunu, "..." markasının 1987 yılından beri ABD'de tescilli olduğunu, davalı şirketin ise...
11. Hukuk Dairesi 2024/5052 E. , 2025/3369 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/526 Esas-2024/1202 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fıkri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/342 E., 2021/306 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait birçok markanın ABD Patent ve Marka Ofisi ve Avrupa Birliği Marka Veri Tabanında kayıtlı olduğunu, aynı zamanda Avrupa Birliği Marka Veri Tabanı (CTM) nezdinde "..." ve WIPO nezdinde "..." markalarının sahibi olduğunu, "..." markasının 1987 yılından beri ABD'de tescilli olduğunu, davalı şirketin ise "..." markasını 2011/00426 tescil numarası ile kendi adına tescil ettirdiğini, başvurunun 04.01.2011, tescilin ise 07.02.2012'de yapıldığını, "..." markasının Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 7/i ve 8/4 hükümleri uyarınca tanınmış bir marka olduğunu, davalının kötüniyetli davrandığını, tarafların aynı sektörde ticaret yaptığını, "..." markasını taşıyan ürünlerin davacı tarafından davalıya 2009 ve 2010 yıllarında temin edildiğini, ayrıca davalıya 17.02.2014 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini ileri sürerek davalı adına tescilli "..." ibareli markanını hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; "..." markasının Türkiye'de tanınmış bir marka olmadığını, Amerikada tescilli olduğu belirtilen "..." markasının bir üretim veya akü markası değil, bir teknoloji markası olduğunu, bu ibarenin kuru sistemle çalışma anlamında olduğunu, birçok akünün, aparatın, makinenin kuru sistemle çalışabileceğini, dolayısıyla "..." kelimesinin bir tarif olduğu için inhisar altına alınamayacağını, davacının "..." teknolojisi ile kullandığı markaların Sonnemcheın, Exıde, Tudor markaları olduğunu, davalının kullandığı "..." markası ile bu kelimeler arasında benzerlik bulunmadığını, davacı markasının Türkiye'de tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceğini, davanın kötüniyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının marka tescili öncesi davalı ile ticari ilişki içerisinde bulunduğu, buna ilişkin fatura tercümelerinin dosyaya sunulduğu, her ne kadar davacı tanınmış marka olgusunu ispatlayamamış ise de, davacıya ait ... markasının ABD ile Madrid Protokolü uyarınca yaklaşık 27 ülkede tescilli olduğu ve davalının davacı ile ticari ilişki içerisinde bulunduğu dikkate alındığında bu durumdan haberdar olmamasının mümkün olmadığı gibi bu aksi yöndeki iddiaların basi...