MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/393 Esas, 2024/918 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 10.01.2006 düzenleme, 01.02.2006 vade tarihli ve 285.000,00 TL bedelli bonoyu müvekkili ...’ye 10 kg altın borcuna karşılık verdiğini, bu bononun 115.000,00 TL’sinin ödendiğini, kalan 170.000,00 TL için Marmaris ve ardından Kuşadası İcra Müdürlüklerinde icra takibi yapıldığını, ancak usul nedeniyle önceki takibin açılmamış sayılmasına karar verildiğini, daha sonra süresi içinde yeniden takip...
11. Hukuk Dairesi 2024/5357 E. , 2025/4160 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/393 Esas, 2024/918 Karar HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 10.01.2006 düzenleme, 01.02.2006 vade tarihli ve 285.000,00 TL bedelli bonoyu müvekkili ...’ye 10 kg altın borcuna karşılık verdiğini, bu bononun 115.000,00 TL’sinin ödendiğini, kalan 170.000,00 TL için Marmaris ve ardından Kuşadası İcra Müdürlüklerinde icra takibi yapıldığını, ancak usul nedeniyle önceki takibin açılmamış sayılmasına karar verildiğini, daha sonra süresi içinde yeniden takip başlatıldığını, davalının imza itirazının daha önce Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesi ve Söke Ağır Ceza Mahkemesi dosyalarındaki bilirkişi raporları ile çürütüldüğünü, senet altındaki imzanın davalının eli ürünü olduğunun kesinleştiğini, buna rağmen davalının borcu inkar edip sahtecilik iddiasında bulunarak müvekkillerine iftirada bulunduğunu, oysa borca mahsuben 115.000,00 TL ödeme yaptığını, bu durumda senedin geçerli olduğu ve kalan borcun tahsili gerektiğini ileri sürerek davalının itirazlarının iptali ile %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının zamanaşımına uğramış bonoya dayanarak haksız şekilde ilamsız takip başlattığını, senetteki imza, borç, faiz ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve daha önce açılan takipte takibin açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu nedenle imzanın müvekkiline ait olduğu yönünde kesinleşmiş bir tespit bulunmadığını, ceza dosyasındaki bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ayrıca davacının kendi dilekçelerinde dahi ... ile ... arasında alacak-borç ilişkisi olmadığını, alacaklı tarafın ... Kuyumculuk, borçlunun ise ... ... A.Ş olduğunu beyan ettiğini, davacının işçi sıfatı ve satış sorumlusu olarak bu bononun lehtarı olamayacağını, senette nakden ibaresi bulunduğunu oysa mal teslimi iddia edildiğini, iddiaların çelişkili olduğunu, takibe konu bono zamanaşımına uğradığı için yazılı delil başlangıcı sayılamayacağını ve tanıkla ispat yapılamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının, 10.01.2006 tarihli senedin ödenmeyen 170.000,00 TL’lik kısmı için başlattığı takibe karşı davalının imza ve borca itiraz ettiği, ancak Söke Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/160 E. sayılı dosyasında senede ilişkin dolandırıcılık suçundan davalının mahkum edildiği, ceza dosyasında yer alan bilirkişi raporlarında senet altındaki imzanın davalıya ait olduğunun belirlendiği ve davalı...