MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/179 E., 2025/107 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/584 E., 2024/38 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın karar tarihi itibarıyla bölge...
9. Hukuk Dairesi 2025/3512 E. , 2025/5401 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/179 E., 2025/107 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/584 E., 2024/38 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.02.2018-17.09.2018 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak genel müdür pozisyonunda çalıştığını, davacının ücretinin aylık net 30.000,00 TL ücrete ilaveten prim olarak belirlendiğini, bu nedenle mevcut işini ve yaşadığı şehri terk ederek Adana'ya yerleştiğini, iş sözleşmesinin işverence haksız ve kötüniyetli olarak feshedildiğini, davalı işverenin davacının önceki işine son verdirerek çok kısa bir süre sonra iş sözleşmesini gerekçesiz olarak feshetmesinin kötüniyet tazminatının varlığı için yeterli olduğunu, bu nedenle ihbar tazminatı ve kötüniyet tazminatından ve ödenmeyen prim alacağından sorumlu olduğunu ileri sürerek ihbar ve kötüniyet tazminatı ile prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının birinci derecede şirket yetkilisi olduğundan, Şirketin sırlarını haiz ve Şirketin çıkarlarını korumakla yükümlü konumda iken rakip şirketler ile görüşmeler yaparak yönetmeliklere aykırı hareket ettiğini, feshin haklı gerekçelere dayandığını bu nedenle kötüniyet tazminatına hak kazanamadığını, ödenen primin başarıyı teşvik primi olduğunu, davacının kabul anlamına gelmemekle birlikte ücret ve prim olarak 30.000,00 TL'ye anlaştığını, davacının hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverence feshin haklı sebeple yapıldığı ispatlanamadığından davacının ihbar ta...