Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98'inci maddesinin 2'nci fıkrasında öngörülen ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a (AATUHK) göre başlatılan icra takibi kapsamında ödenmesi istenen prim borcundan ötürü borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, KTK'nin 98'inci maddesine dayalı özel sigortacılık faaliyetinden doğan pirim alacağının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 88'inci maddesinin 16'ncı fıkrası aracılığıyla AATUHK'ye göre takip edilemeyeceği gibi 5510 sayılı Kanun'un 88'inci maddesinin 20'nci fıkrası uyarınca davacının müteselsil sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1077 KARAR NO: 2024/851 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/1/2021 NUMARASI: 2020/328 (E) - 2021/48 (K) DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 30/5/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98'inci maddesinin 2'nci fıkrasında öngörülen ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a (AATUHK) göre başlatılan icra takibi kapsamında ödenmesi istenen prim borcundan ötürü borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, KTK'nin 98'inci maddesine dayalı özel sigortacılık faaliyetinden doğan pirim alacağının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 88'inci maddesinin 16'ncı fıkrası aracılığıyla AATUHK'ye göre takip edilemeyeceği gibi 5510 sayılı Kanun'un 88'inci maddesinin 20'nci fıkrası uyarınca davacının müteselsil sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya gönderilen 23/2/2017 gün ve ... sayılı toplam 5.751.058,77 TL meblağlı ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; kabul edilen dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, avukatlık ücretinin maktu olarak belirlenmesi için herhangi bir gerekli neden bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı SGK vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığın KTK'nin 98'inci maddesi aracılığıyla 5510 sayılı Kanun'un 89'uncu maddesinin 2'nci fıkrasının uygulanmasından kaynaklandığını; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/3/2013 gün ve 2012/10-1156 (E) - 2013/339 (K) sayılı kararında ".... sonuç olarak Kurumun süresinde aktarılmayan prim ve katkı payları için sigorta şirketlerine karşı 5510 sayılı kanunun 89. maddesine göre takip yaparak tahsil yetkisi bulunduğu gözetildiğinde ..." denilerek, sigorta şirketlerinden aktarılması gereken tutarların 5510 sayılı Kanun'un 89'uncu maddesi kapsamında bir borç olduğu ve tahsil yetkisinin bulunduğunun açıkça belirtildiğini; davalı Kurumun tahsil yetkisinin dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 88'inci maddesinin 16'ncı fıkrası olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davalı SGK tarafından, ... Sigorta AŞ'nin yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan davacı ...'ten, 4.838.154,41 TL asıl alacak, 912.904,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.751.058,77 TL alacağın tahsili amacıyla 551...