Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... A.Ş.nin 15.8.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınmış 2, 3, 4 ve 7 no.lu kararların iptaline karar verilmesinin talep edildiğini, böylece davalı şirkette azınlığı oluşturan müvekkillerin, kötü niyetli çoğunluğun tahakkümüne karşı korunmasının hedeflendiğini, davalı Şirkette pay sahipleri, birlikte ortak oldukları ve davalı şirketin bağlı şirketi konumundaki diğer şirketlerde de süregelen çeşitli anlaşmazlıklar ve uyuşmazlıklar sebebiyle fiilen iki gruba ayrıldığını, çoğunluk ... ...nun hakimiyetini kötüye kullanmak suretiyle ve müvekkillerin muhalefetine rağmen oy çokluğuyla aldırmış olduğu kararlar kanuna, esas sözleşmeye ve özellikle de dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, işbu nedenle davalı ... A.Ş.nin 15.8.2022 tarihli genel...
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/766 Esas KARAR NO :2024/422
DAVA:Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ:15/11/2022 KARAR TARİHİ:06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... A.Ş.nin 15.8.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınmış 2, 3, 4 ve 7 no.lu kararların iptaline karar verilmesinin talep edildiğini, böylece davalı şirkette azınlığı oluşturan müvekkillerin, kötü niyetli çoğunluğun tahakkümüne karşı korunmasının hedeflendiğini, davalı Şirkette pay sahipleri, birlikte ortak oldukları ve davalı şirketin bağlı şirketi konumundaki diğer şirketlerde de süregelen çeşitli anlaşmazlıklar ve uyuşmazlıklar sebebiyle fiilen iki gruba ayrıldığını, çoğunluk ... ...nun hakimiyetini kötüye kullanmak suretiyle ve müvekkillerin muhalefetine rağmen oy çokluğuyla aldırmış olduğu kararlar kanuna, esas sözleşmeye ve özellikle de dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, işbu nedenle davalı ... A.Ş.nin 15.8.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınmış 2, 3, 4 ve 7 no.lu kararların TTK m. 445 uyarınca iptaline karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar, davalı şirketin kuruluşundan davaya konu faaliyet yılına dek davalı şirketin yönetim kurullarında eksiksiz olarak aralarından bazı davacılarca temsil edildiğini, davacıların temsilcisi konumundaki bazı davacılar dönem dönem şirkette yönetim kurulu başkan vekili olduklarını ve hatta yönetim kurulunun çoğunluğunu oluşturduklarını, davacılar aynı zamanda dava dilekçesinde unvanlarını anmış oldukları ilişkili taraf konumundaki şirketlerden her birinin kuruluşundan bu yana yönetim kurulu üyesi olduklarını, davalı şirketin ve anılan diğer ilişkili tarafların iradesini bizzat oluşturan ve yönetim kurulu üyesi olan davacıların yıllar sonra "faaliyet raporu böyle düzenlenmez, finansal tablolar böyle olmaz, bu şekilde karar alınmaz" şeklinde özetlenebilecek tutum benimsemeleri tümüyle kişisel menfaat odaklı, baskı, taciz ve yıldırma amaçlı olduğunu, davacılar sadece yönetim kurulunda eksiksiz biçimde temsil edilmediklerini, onlarca yıldır gerçekleştirilen periyodik bilgilendirme toplantıları vasıtasıyla davalı şirket ve ilişkili tarafları hakkında TTK'nın bilgi alma rejiminin çok ötesinde çok detaylı bilgilere sahip olduklarını, davalı şirketin davacılarında müşterek katılım ile oluşturulmuş yönetim politikaları hiçbir suretle değiştirilmemiş iken davacılar sanki bugün aniden yeni bir vakıa yaşanmışcasına mesnetsiz ve seri davalar açmaya devam ettiklerini, gerçekden davacılar iddialarını temellendirdikleri cezayir projesi sanki 2014 yılından beri devam etmiyormuş ve bir anda habersiz zuhur etmiş gibi davrandıklarını, gerçekten davacıların huzurdaki davadaki dayanakları arasında 2021 yılı içerisinde ortaya çıkmış hiçbir yeni vakıa veya olgu olmadığını, faaliyet raporu da finansal tablolarda, yıllar boyunca hep davacılarla ...