Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan ... plaka sayılı traktörün neden olduğu kazada yaralandığını, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; "duraklanılan yerin taşıt yolu ve karayolu sayılabilecek yerlerden olmadığı, traktörün eylemsiz ve sabit bulunduğu, hareket halinde olmadığı ve dava konusu kazanın trafik kazası olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili, yargısal kararlar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1269 KARAR NO: 2024/905 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/03/2021 NUMARASI: 2020/48 Esas - 2021/198 Karar DAVANIN KONUSU: Sürekli iş göremezlik tazminatı KARAR TARİHİ: 07/06/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan ... plaka sayılı traktörün neden olduğu kazada yaralandığını, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; "duraklanılan yerin taşıt yolu ve karayolu sayılabilecek yerlerden olmadığı, traktörün eylemsiz ve sabit bulunduğu, hareket halinde olmadığı ve dava konusu kazanın trafik kazası olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili, yargısal kararlar çerçevesinde karayolu sayılan bir yerde meydana geldiğini, olaya sebebiyet veren traktör sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu hükümleri doğrultusunda kusurlu bulunduğunu, davacı küçüğün ağır kusuru sebebi ile olayın meydana geldiği yönündeki gerekçesine dayanak olacak hiçbir kusur incelemesi bulunmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde tanımlanmış olup buna göre "Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olaydır." Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi gereğince aynı Kanunun 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu Güvence Hesabı karşılayacaktır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan...