Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.10.2021 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün sevk idaresindeki araç ile seyir halindeyken, yol ayrımını kaçırıp, olay yerinde sol şeritte yavaşlayıp duraklaması üzerine, meydana gelen kazada müvekkilinin aracının hasarlandığını, kazanın meydan gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davalı şirketin sorumluluk sınırında maddi tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru sonucunda her ne kadar davalı şirket 645,78 TL ödemiş ise de, bu miktarın araç değer kaybı ve müvekkilin diğer zararları...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/329 - 2024/845 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/329 KARAR NO : 2024/845
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2022 NUMARASI : 2022/222 Esas 2022/1021 Karar
DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 12/06/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16/07/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.10.2021 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün sevk idaresindeki araç ile seyir halindeyken, yol ayrımını kaçırıp, olay yerinde sol şeritte yavaşlayıp duraklaması üzerine, meydana gelen kazada müvekkilinin aracının hasarlandığını, kazanın meydan gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davalı şirketin sorumluluk sınırında maddi tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru sonucunda her ne kadar davalı şirket 645,78 TL ödemiş ise de, bu miktarın araç değer kaybı ve müvekkilin diğer zararları için son derece yetersiz olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, aracın tamir süresi boyunca kullanılmamasından kaynaklanan mahrumiyet zararı için 100,00 TL(kısmi dava olarak), kasko şirketi tarafından değişimi yapılmayan 15" (inç) çelik jantların ücretlerinin tazmini için 100,00 TL (kısmi dava olarak), araçta meydana gelen değer kaybı zararı için 100,00 TL ( 6100 sayılı HMK Madde 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak) olmak üzere şimdilik toplam 300,00 (üçyüz) TL'nin, kaza tarihi olan 31.10.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini istemiştir. Yargılamanın devamı sırasında davacı vekili 07.11.2022 havale tarihli dilekçesi ile hesap bilirkişisi tarafından verilen raporda, değer kaybı miktarının 12.200,00 TL, çelik janttan dolayı oluşacak hasarın 575,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin dava açılmadan önce taraflarına ödediği 645,78 TL'nin mahsubu ile; araçta meydana gelen değer kaybı olarak 12.200,00-TL, kasko şirketi tarafından değişimi yapılmayan çelik jant ücreti olarak 575,00- TL, araç mahrumiyet zararı olarak da 100,00 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava konusu yaptığı taleplerine ilişkin olarak dava açmadan önce 2918 sayılı kanunun 97. ve 99. maddesi gereğince müvekkil şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, ilgili hasar dosyası dosyaya celp edildiğinde bu hususun açıkça görüleceğini, hal böyle iken davacıların dava şartı niteliğinde olan bu başvuruyu yapmaması nedeniyle davanın öncelikle ...