Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirketin davalı şirketle aralarında ticari ilişki bulunduğunu, şirketler arasında çeşitli nedenlerle uyuşmazlık çıkması sebebiyle ticari olarak ilişiklerini kestiklerini, davalı şirketin uyuşmazlığın kaynağını müvekkili şirket üzerine yıkarak, müvekkkili şirketin kusurlu olduğunu asılsız ve hukuki bir dayanağı olmayan bir elektronik mail öne sürerek, müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesine neden olduğunu, bu elektronik iletiden kaynaklı güven kaybı sebebiyle fesih olan sözleşmelerin olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararın, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2379 KARAR NO: 2024/2218 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/03/2022 NUMARASI: 2021/542 Esas - 2022/230 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/06/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirketin davalı şirketle aralarında ticari ilişki bulunduğunu, şirketler arasında çeşitli nedenlerle uyuşmazlık çıkması sebebiyle ticari olarak ilişiklerini kestiklerini, davalı şirketin uyuşmazlığın kaynağını müvekkili şirket üzerine yıkarak, müvekkkili şirketin kusurlu olduğunu asılsız ve hukuki bir dayanağı olmayan bir elektronik mail öne sürerek, müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesine neden olduğunu, bu elektronik iletiden kaynaklı güven kaybı sebebiyle fesih olan sözleşmelerin olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararın, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından iddia edilen hususların gerçeği yansıtmadığını, davacı firmanın geçmiş dönemde müvekkili firmanın referansı ile müvekkili firmayı temsilen sitelere tanıtıldığını ve müvekkili firmanın hizmet verdiği sitelerde teknik hizmet verdiğini, müvekkili firmaya hizmet alan sitelerden gelen yoğun şikayetler üzerine müvekkili firmanın ticari itibarı zarar görmeye başladığını ve bunun üzerine müvekkili firmanın ,davacı firma ile çalışmayı bıraktığını, sitelerin aldıkları hizmetten memnuniyetlerine göre kendi tercihlerini yaptıklarını, davacının çalıştığı firmaların bir kısmının halen davacı ile çalışmaya devam ettiğinin, bazılarının ise memnuniyetsizlikleri sebebiyle davacı firma ile çalışmayı ilerleyen tarihlerde bıraktığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Mahkememizce incelenen İTO kayıtlarında ... sicil numaralı şirketin ... Ltd.Şti olduğu, davalı şirketin sicil numarasının ise ... olduğu, yine ... A.Ş adında ... sicil numaralı başkaca bir şirketin de olduğu, sonuç olarak arabuluculuk tutanağında sicil numarası belirtilen şirketin davalı şirket değil, ... Ltd.Şti şirketi olduğu, tutanakta taraf olarak gösterilen VIP Group unvanının da dava dilekçesinin yöneltildiği davalı şirket unvanında değil ... A.Ş şirket unvanı içinde yer aldığı, hal böyle olunca eldeki davada dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen şirket yönünden arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin dosyada hiç bir delil olmadığı, davanın ise arabuluculuğa başvurunun zorunlu olduğu dava türlerinden olduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesinin 1. fıkrası ile arabulucuya başvuru dava şartı olarak düzenlenmiştir ve uyuşmazlık,...