Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı yan arasında kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren ...12.2010 tarihli bir sözleşme imzalandığını, davalı yanın sözü geçen bu sözleşme ile müvekkiline, 15.300.000,00 TL kendi borcunu ödemeyi taahhüt ettiği gibi oğlu ...'ın müvekkiline olan 14.400.000,00 TL'de borcunun ödemeyi de kabul ve taahhüt ettiğini, davalı yanın sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine, müvekkilinin muaccel olan 29.700.000,00 TL'si alacağını tahsil etmek amacıyla 12.03.2014 tarihinde, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlatıldığını, davalı yanın icra takibine süresi içerisinde haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili tarafından davalı yanın haksız ve...
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/83 Esas KARAR NO : 2024/390
DAVA : Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2024 KARAR TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı yan arasında kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren ...12.2010 tarihli bir sözleşme imzalandığını, davalı yanın sözü geçen bu sözleşme ile müvekkiline, 15.300.000,00 TL kendi borcunu ödemeyi taahhüt ettiği gibi oğlu ...'ın müvekkiline olan 14.400.000,00 TL'de borcunun ödemeyi de kabul ve taahhüt ettiğini, davalı yanın sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine, müvekkilinin muaccel olan 29.700.000,00 TL'si alacağını tahsil etmek amacıyla 12.03.2014 tarihinde, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlatıldığını, davalı yanın icra takibine süresi içerisinde haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili tarafından davalı yanın haksız ve kötüniyetli itirazının iptali davası açıldığını, davalı yanın haksız ve kötüniyetli itirazı sonucunda takibin durduğunu, davalarının kabulünü, müvekkilinin, munzam zararının bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini, zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'si zararın işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, zararın ispatı alacaklıya ait ise de alacaklı borçlunun ispatlamak zorunda olmadığını, borçlu zararın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını ispat edeceğini, buna göre somut olay açısından davalının yapılan icra takiplerine itiraz etmesinin ve yargılamanın uzamasının kusur sayılıp sayılmayacağını, davacı alacaklının alacağını zamanında alsaydı temerrüt faizinden daha fazla para elde edip edemeyeceğinin belirlenmesinin gerekeceğini, dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde yargılamanın uzamasının davalının kusurundan kaynaklanmadığının görüleceğini, munzam zararın her uyuşmazlığa konu olay özelinde somut delillerle ispat edilip ortaya konulması ve munzam zarar talep koşullarının varlığının her uyuşmazlık açısından bağımsız olarak takdir edilmesi gerekli ve zorunlu olduğunu, Anayasa Mahkemesinin kararına rağmen Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu güncel içtihatlarında munzam zarar talep edilebilmesi için zararın somut olarak ispat edilmesi gerektiği soyut zararın somut olarak ispat edilmesi gerektiği soyut zararın varsayımının kabul edilemeyeceğine içtihat ettiğini, zarar kişinin mal varlığından iradesi dışında meydana gelen azalmayı ifade ettiğini, alacaklının faizi aşan zararını istem hakkının kabulü halinde munzam zarar talebinin sınırlanmasının sorumluluk hukukunun gerektiğini, TBK m. 112 uyarınca davacı alacaklının dav...