DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 26/09/2023 KARAR TARİHİ : 26/06/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı bankadan ticari kredi kullandığını, borçlara ilişkin Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, yıllık %71,50 temerrüt faiz talep edildiğini, Ek Yargıtay Kararları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere kredi sözleşmesinde temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise uygulanan akdi faizin %50 fazlası temerrüt faiz talep edilebileceğini, kredi kartı borcu için de 5464 Sayılı kanun gereği...
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/640 KARAR NO : 2024/433
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 26/09/2023 KARAR TARİHİ : 26/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı bankadan ticari kredi kullandığını, borçlara ilişkin Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, yıllık %71,50 temerrüt faiz talep edildiğini, Ek Yargıtay Kararları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere kredi sözleşmesinde temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise uygulanan akdi faizin %50 fazlası temerrüt faiz talep edilebileceğini, kredi kartı borcu için de 5464 Sayılı kanun gereği değişen oranlarda faiz talep edilmesi gerektiğini belirterek, müvekkilin dava tarihi itibariyle şimdilik ...-TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun bankalara kredilerde faiz oranını serbestçe belirleme yetkisi verdiğini, banka ile davacı arasında ticari iş var olduğundan ticari hükümlerin uygulanması gerektiğini, takip açılışında dosyaya ibraz edilen kredi sözleşmesinde yıllık akdi ve temerrüt faiz oranlarının kararlaştırıldığını, davacının özgür iradesini kullanarak geri ödemeyi kabul ettiğini, davaya konu icra takibinde talep edilen faiz oranlarının hukuka aykırı bir yanı olmadığını, kanunun ve sözleşmenin bir gereği olduğunu, huzurdaki davanın kötü niyetli açıldığını, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, menfi tespit davasıdır. Dava dilekçesindeki anlatım içeriği dikkate alındığında, talebin faize yönelik menfi tespit talebi olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve defilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747...