Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2025/1170 · K. 2025/5001
Yargıtay3. Hukuk Dairesi

3. Hukuk Dairesi E:2025/1170 K:2025/5001

E. 2025/1170K. 2025/500120 Ekim 2025
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkeme kararının davacı- karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararının bozulmasına dair verilen kararın davacı- karşı davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili arasında 2001 yılından bu yana süregelen bir vekalet ilişkisinin mevcut olduğunu, avukatlık hizmet sözleşmesinin her yıl aynı şartlarla yenilenmek suretiyle 01.03.2009 tarihine kadar varlığını sürdürdüğünü, ancak davalı şirketin 26.01.2009 tarihli ihtarname ile vekalet ilişkisinin 01.03.2009 tarihi itibariyle sona ereceğini, bu tarihten itibaren sözleşme konusu hukuki hizmetin alınmayacağını...

Karar Metni

3. Hukuk Dairesi 2025/1170 E. , 2025/5001 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/44 E., 2023/237 K.

Mahkeme kararının davacı- karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararının bozulmasına dair verilen kararın davacı- karşı davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili arasında 2001 yılından bu yana süregelen bir vekalet ilişkisinin mevcut olduğunu, avukatlık hizmet sözleşmesinin her yıl aynı şartlarla yenilenmek suretiyle 01.03.2009 tarihine kadar varlığını sürdürdüğünü, ancak davalı şirketin 26.01.2009 tarihli ihtarname ile vekalet ilişkisinin 01.03.2009 tarihi itibariyle sona ereceğini, bu tarihten itibaren sözleşme konusu hukuki hizmetin alınmayacağını ihtar ederek azil iradesini bildirdiğini, müvekkilinin vekalet sözleşmesinden haklı bir nedeni olmaksızın azledildiğini beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşmeden ve kanundan doğan toplam 40.000,00 TL alacaklarının dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.09.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebi 18.581.808,99 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı- karşı davacı vekili; müvekkili şirketin, taraflar arasındaki Avukatlık Sözleşmesinin süresinin dolması sebebi ile davacıya sözleşmenin yenilemeyeceği bildiriminde bulunulduğunu, davacının iddialarının aksine haksız azil olarak nitelendirilecek bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafından hapis hakkının usulüne uygun bir şekilde kullanılmadığını, müvekkili şirketin zor durumda kaldığını ve vekil - müvekkil arasındaki güven ilişkisini önemli ölçüde zedelediğini, müvekkili şirketin alacağı olan 475.741,40 TL bedel üzerine bloke konulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini, karşı davalarının kabulü ile davacı - karşı davalı tarafından haksız bir şekilde 475.741,40 TL bedel üzerinden konulan "hapis hakkı"nın kaldırılmasına, bu bedelin blokenin uygulandığı 03.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece 06.03.2014 tarihli, 2009/421 Esas, 2014/71 Karar sayılı kararla; feshin haksız olduğu, davacının 01.01.2001- 31.12.2007 dönemine ilişkin olarak tahakkuk ettirilen avukatlık ücretinin 523.699,27 TL'sinin ödenmiş olmasının, azlin haklı olduğu savunmasının dinlenilmesini mümkün kılmadığı, karşı dava yönünden davacı ile arada akdedilen vekalet sözleşmesinin feshinin haksız olduğu kanaatine ulaşıldığından ve hapis hakkının usulüne uygun kullanıldığı belirlendiğinden, karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın ıslah talebi de dikkate alınarak kabulüne, toplam 18.581.808,99 TL veka...

Benzer Kararlar

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2025/534 · K. 2025/4110

16 Eylül 2025

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2025/1052 · K. 2025/5154

22 Ekim 2025

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2025/1038 · K. 2025/5018

20 Ekim 2025

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2025/1112 · K. 2025/4677

7 Ekim 2025

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2025/1026 · K. 2025/4855

14 Ekim 2025

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2025/1302 · K. 2025/5061

21 Ekim 2025