MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/758 E., 2025/691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/20 E., 2021/300 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalının vekili olarak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açtıklarını, Mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle taşınmazın değerinin 13.212.500,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafça 12.01.2016 tarihli azilname ile müvekkillerini "görülen lüzum üzerine" haksız olarak...
3. Hukuk Dairesi 2025/3401 E. , 2026/204 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/758 E., 2025/691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/20 E., 2021/300 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalının vekili olarak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açtıklarını, Mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle taşınmazın değerinin 13.212.500,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafça 12.01.2016 tarihli azilname ile müvekkillerini "görülen lüzum üzerine" haksız olarak azledildiğini belirterek, azlin haksız olduğunun tespiti ile şimdilik 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; azlin haklı olduğunu, müvekkiline davacılar tarafından takip edilen dava ile ilgili bilgi verilmediğini, davacılar tarafından kazanılan bir davanın söz konusu olmadığını, görevsizlik kararı ile yargılamanın devam ettiği İdare Mahkemesinde ''uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına'' karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli kararıyla; davalının mesleki ve ticari amaçla hareket etmediği, 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici olduğu, taraflar arasında tüketici ilişkisi bulunduğu, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi görev alanına girdiği gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2018 tarihli kararıyla; davacıların tüketici sıfatında bulunmadıkları, davalının kamulaştırmasız el atma davası açmak üzere davacı avukatlara vekalet verdiğinden ticari amaçla hareket ettiği, bu nedenle tüketici vasfına haiz olmadığı, dava konusu işlemin tüketici işlemi niteliğinde olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli kararıyla; davacıların tüketici sıfatı bulunmasa da davalının kamulaştırmasız el atma davası açmak üzere davacılara vekalet verdiği dikkate alındığında davalının "tüketici" sıfatını taşıdığı, kamulaştırmasız el atma davası açmak için vekalet verilmesinde davalının ticari amaçla hareket ettiğinden söz edilemeyeceği, dava konusu işlemin tüketici işlemi olduğu, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle; görevsizlik kararı ver...