Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin kayyımlık görevi ----------- tarafından yürütüldüğünü, yasal düzenleme uyarınca müvekkil şirket davada harçtan muaf olduğunu,------------D.İş sayılı kararı ile 17.11.2015 tarihinde kayyımlara devredildiğini, müvekkil şirketin ----------Ş. İştiraklerinden olduğunu, diğer grup şirketlerinin ürettiği ve genel itibariyle eğitim malzemelerinin ihtiyaçlarını gerçekleştiren şirket olduğunu, yurtdışına eğitim sektöründeki ürünlerini pazarladığını, şirketin satışlar neticesinde 2012-2016 yılları arasında satış bedellerini tahsil edememe sonucunda yurt dışına yer alan şirketlerden ticari alacaklarının doğduğunu, davalı taraf ile tahsilata yönelik girişimlerde bulunulduğunu ancak sonuca ulaşılamadığını bu...
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/222 Esas KARAR NO: 2024/702 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 28/03/2022 KARAR TARİHİ: 06/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin kayyımlık görevi ----------- tarafından yürütüldüğünü, yasal düzenleme uyarınca müvekkil şirket davada harçtan muaf olduğunu,------------D.İş sayılı kararı ile 17.11.2015 tarihinde kayyımlara devredildiğini, müvekkil şirketin ----------Ş. İştiraklerinden olduğunu, diğer grup şirketlerinin ürettiği ve genel itibariyle eğitim malzemelerinin ihtiyaçlarını gerçekleştiren şirket olduğunu, yurtdışına eğitim sektöründeki ürünlerini pazarladığını, şirketin satışlar neticesinde 2012-2016 yılları arasında satış bedellerini tahsil edememe sonucunda yurt dışına yer alan şirketlerden ticari alacaklarının doğduğunu, davalı taraf ile tahsilata yönelik girişimlerde bulunulduğunu ancak sonuca ulaşılamadığını bu nedenle dava açıldığını talep ve dava etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Bir davanın açılmasıyla başlayan yargılama faaliyetinde, karara ulaşmak bakımından, mahkeme ve taraflarca yapılması gereken belirli işlemler bulunmakta olup, her işlemin belli bir zaman aralığında yapılması gerekmektedir. Usul hükümleri ile normatif bir değer kazanan bu zaman aralıklarına süre denilmektedir. Böylece usul işlemlerinin yapılması zamansal olarak tarafların ya da mahkemenin arzularına, insiyatifine bırakılmamış olmaktadır. Yasaya göre hakimin, tayin ettiği ilk sürenin kesin olduğuna da karar verebilmesidir ( HUMK m.163/3 c.3, HMK m. 94 ). Ancak, böyle bir durumda kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının yasaya ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtar edilmesi gerekir. Mahkememizce davacı vekiline dava dilekçesi, talep açıklama dilekçesinin tercümesini, 184 formunu hazırlatıp sunmak üzere ve tebliğ masraflarını yatırmak üzere 1 aylık kesin kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiş olup sözü geçen tebligat davacı vekiline tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı vekilince kesin süre içerisinde yurt dışı tebliğ harçlarını yatırmadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça verilen süre içerisinde tamamlanmayan eksiklik sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının AÇILMAMIŞ SAYILMASINA 2- Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına. 3-Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 4-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına. 5-İşbu hükümd...