T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1142 Esas 2024/953 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1142 KARAR NO : 2024/953 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2024 NUMARASI : 2021/172 Esas (Ara Karar) İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : VEKİLİ : ALEYHİNE TEDBİR TALEP EDİLEN DAVALILAR : TALEP : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 19/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2024 İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili 05/05/2024 tarihli dilekçesinde özetle; davalı şirketin, büyük ortağı ve aynı zamanda müdürler kurulu başkanı olan davalı ... ile diğer davalı ... tarafından temsil ve ilzam edildiğini,...
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1142 Esas 2024/953 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1142 KARAR NO : 2024/953
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2024
NUMARASI : 2021/172 Esas (Ara Karar) İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : VEKİLİ : ALEYHİNE TEDBİR TALEP EDİLEN DAVALILAR : TALEP : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 19/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2024
İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili 05/05/2024 tarihli dilekçesinde özetle; davalı şirketin, büyük ortağı ve aynı zamanda müdürler kurulu başkanı olan davalı ... ile diğer davalı ... tarafından temsil ve ilzam edildiğini, 30/07/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporu içeriğinde, şirket kayıtlarına yansıtılmayan gelir olduğu yönündeki iddialarının sübut bulduğunu, davalı şirket yöneticilerinin gerçek satış hasılatını şirket kayıtlarına yansıtmadığını, böylece yasa dışı işlemlerle şirket kayıtlarına alınmadan doğrudan kendi şahsi hesaplarına para aktarımı yapıldığını, aynı zamanda cezai yönden suç unsuru, vergi mevzuatı açısından da ihlal barındıran bu işlemlerle şirketin zarar etmiş gibi gösterildiğini, kar dağıtımı yapılmadığını ve müvekkilinin mağdur edildiğini, davalı şirketin davalı gerçek kişiler tarafından son derece kötü yönetildiğini, çeklerin karşılıksız çıkmaya başladığını ve akabinde şirket aleyhine oldukça fazla icra takibi başlatıldığını, mahkemenizce dosya üzerinde bilirkişi kurulu marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verildiğini, verilen ön raporda, davalı şirketten talep edilen bazı bilgi ve belgelerin eksiksiz veya güncel olarak bilirkişilere teslim edilmediğinin, davalı şirketin yükümlülük bihakkını yerine getirmediğinin bildirildiğini, mahkemeden dahi kayıtları gizleyen davalı şirkete kayyım atanması şartlarının oluştuğunun son derece açık olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı şirket hakkında başlatılan yoğun icra takipleri, sözleşmelerin ve hakların üçüncü kişilere aktarılması tehlikesi, en son bilirkişiler tarafından istenilmesine rağmen davalı şirket tarafından kayıtların ibraz edilmediği yönündeki bilirkişi kurulu ön raporu bir arada değerlendirildiğinde; davalı gerçek kişilerin aktif müdürlük yetkisini kötüye kullanarak şirketin malvarlığını aktarabileceği, içi boş bir şirket haline getirebileceği kuvvetle muhtemel olduğundan, şirkete ait varlıkların ve sözleşmelerden kaynaklı hakların kaçırılmasının önlenmesini teminen, TTK m. 630/3 hükmünde sayılan haklı sebebin gerçekleştiği gözetilerek aynı maddenin 2. Fıkrası kapsamında; tedbiren; davalı müdürlerin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, davalı şirketi yönetmek üzere resen seçilecek yönetici (kayyım) atanmasına, kabul edilmemesi halinde ise denetim kayyımı ...