MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:26/04/2024 ( Tensip Tutanağının 15 numaralı ara kararı ) NUMARASI:2024/121 Esas (Derdest Dava Dosyası) DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:03/10/2024 İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında 28/05/2024 tarihli tensip tutanağının 10 numaralı ara kararı ile; " İİK 257 vd. madde şartları gereği alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı belirli olmadığından davacı vekilinin davalının menkul ve gayrimenkul malvarlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacağının borca yeter tutardaki kısmına ihtiyati haciz talebinin reddine,Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi." şeklinde verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/1498 Esas KARAR NO:2024/1511 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:26/04/2024 ( Tensip Tutanağının 15 numaralı ara kararı ) NUMARASI:2024/121 Esas (Derdest Dava Dosyası) DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:03/10/2024 İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında 28/05/2024 tarihli tensip tutanağının 10 numaralı ara kararı ile; " İİK 257 vd. madde şartları gereği alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı belirli olmadığından davacı vekilinin davalının menkul ve gayrimenkul malvarlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacağının borca yeter tutardaki kısmına ihtiyati haciz talebinin reddine,Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi." şeklinde verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesinde hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür. Yine Anayasa'nın 141/3. madde hükmü de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasını emretmektedir. Kararlarda bulunması gereken gerekçeler sayesinde taraflar, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da İstinaf ve Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilecektir.HMK'nın 341/1-b maddesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 258/3. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak istinaf edilen bir kararın Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle verilen kararın gerekçeli karar şeklinde yazılması, taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde istinaf edilmiş olması gerekmekte olup, esasen istinaf denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. (Bkz. aynı nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.12.2013 tarih, 2013/21-1791 Esas, 2013/1676 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/4353 Esas - 2013/6732 Karar sayılı ilamı )Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi'nin istinaf edilen kararının gerekçeli karar şeklinde yazılarak taraflara tebliğe gönderilmediği anlaşıldığından bu karar üzerinde Dairemizce istinaf incelemesi yapılması mümkün değildir. Bu durumda, İlk Derece ...