Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 3093 sayılı Yasa gereğince ödenmesi gereken TRT payının alacağına yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı defiinin mahkemece dikkate alınmadığını, davacının dava dilekçesinin açıklattırılması taleplerinin değerlendirilmediğini ve savunma haklarının kısıtlandığını, 3093 sayılı Kanunun 4/c maddesinin 26/07/2008 tarihli ve 26948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/07/2008 tarih ve 5784 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeye kadar yürürlükte kalan mevzuat uyarınca, kanunla elektrik üretimi ve iletimi tesisleri kurmaya ve işletmeye, dağıtım ticaretini yapmaya yetkili kılınan...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1230 - 2024/2128 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1230 Esas KARAR NO : 2024/2128 KARAR TARİHİ : 08/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2021 NUMARASI : 2016/974 Esas, 2021/837 Karar
DAVACI VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 3093 sayılı Yasa gereğince ödenmesi gereken TRT payının alacağına yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı defiinin mahkemece dikkate alınmadığını, davacının dava dilekçesinin açıklattırılması taleplerinin değerlendirilmediğini ve savunma haklarının kısıtlandığını, 3093 sayılı Kanunun 4/c maddesinin 26/07/2008 tarihli ve 26948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/07/2008 tarih ve 5784 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeye kadar yürürlükte kalan mevzuat uyarınca, kanunla elektrik üretimi ve iletimi tesisleri kurmaya ve işletmeye, dağıtım ticaretini yapmaya yetkili kılınan kurumun, kuruluş ve işletmelerin nihai tüketiciye satılan enerjiden elde edilen gayri safi satış hasılatının %3,5 oranı tutarındaki payı Türkiye Radyo Televizyon Kurumuna ödeyeceklerinin öngörüldüğünü, bu oranın daha sonradan 22/01/2003 tarih ve 2003/5201 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 23/02/2003 tarihinden itibaren %2 olarak yeniden düzenlendiğini, reaktif enerji bedeli, elektirik enerjisi fonu ve belediye tüketim vergisinin elektrik enerjisi tüketimi kapsamına dahil edilebilecek bedellerden olmadığını, Mali Denetçi Raporları doğrultusunda Kurumlarınca tespit edilmiş olan TRT payı fark tutarlarının 15/06/2016 tarih ve 141472 sayılı yazıları ile Genel Müdürlüğe bildirildiğini, söz konusu TRT payının Kurumlarının hesaplarına eksik ödendiğine dair ilgili şirkete veya Genel Müdürlüğe daha önce bir tebligatın yapılmadığının anlaşıldığını, taraflarınca bilinmeyen ve bildirilmeyen bir tutar için 2007-2008 yıllarından itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 3093 sayılı Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunun 5.maddesinin c bendine göre emredici nitelikteki düzenleme uyarınca üçer aylık bilanço dönemlerinde ortaya çıkacak farkların, müteakip ayın sonuna kadar tasfiye edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gibi bu güne kadar yapılan ödemelerde ortaya çıkan farklarla ilgili Genel Müdürlükleri ve TRT Genel Müdürlüğü arasında mutabakat çalışmaları yapılarak bilançolar tasfiye edildiğinden TRT Genel Müdürlüğü tarafından yıllar yıllar sonra üstelik taraflar arasında mutabakat da olduğu halde tek taraflı yapılan hesaplamaya dayanılarak geçmişe dönük hak ve alacak ...