Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------------ sayılı dosyasında görülen alacak davasının halen devam ettiğini, ilgili mahkeme kararının usulüne uygun şekilde davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen dava sonucunun kesinleşmesi beklenmeden şirketin tasfiyesine karar verilmiş ve şirket ticaret sicilinden de terkin edildiği, alınan tasfiye kararının müvekkilinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğu, tasfiye memurluğunca tasfiye edilen şirketin borçlu olduğu dosyalar bilindiği halde tasfiyeye ilişkin işlemler, taraflarına açılan davaya ihbar edilmediğini,------ tarihli ara kararı uyarınca şirketin ihyası davası açmak için taraflarına 1 aylık kesin süre verildiğini,------- ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa...
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/243 KARAR NO: 2024/594 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 02/04/2024 KARAR TARİHİ : 09/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------------ sayılı dosyasında görülen alacak davasının halen devam ettiğini, ilgili mahkeme kararının usulüne uygun şekilde davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen dava sonucunun kesinleşmesi beklenmeden şirketin tasfiyesine karar verilmiş ve şirket ticaret sicilinden de terkin edildiği, alınan tasfiye kararının müvekkilinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğu, tasfiye memurluğunca tasfiye edilen şirketin borçlu olduğu dosyalar bilindiği halde tasfiyeye ilişkin işlemler, taraflarına açılan davaya ihbar edilmediğini,------ tarihli ara kararı uyarınca şirketin ihyası davası açmak için taraflarına 1 aylık kesin süre verildiğini,------- ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı------ cevap dilekçesinde özetle; usule ve yargıtay içtihatlarına göre husumetin aynı zamanda tasfiye memuru------- gerektiğini, ---------TTK.nın m 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin m 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket "tasfiye memuru"nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicil müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını; dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK.m.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı------- dilekçesinde özetle; davanın açılabilmesi için ön koşulun şirketin usulüne uygun tasfiyesinden önce doğmuş ve kesinleşmiş bir alacak olması gerektiği, bununla birlikte, davacının hukuki dayanak olarak TTK 547.maddesini görtermiş olmakla birlikte bu alacak ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyenin amaçlandığını dosya münderecatından anladıklarını, ihya veya ek tasfiye için ihya sonuçlar açısından farklı durumlar olduğunun aşikar olduğunu, iddia edilen alacağın mevcudiyetinin de ayrı bir yargılama konusu olmakla birlikte mahkemece bu hususun da nazara alınmasını, iddia edilen alacağın ilamsız takibe konu bir alacak olduğunu belirtmek istediklerini, alacakların bir ilama veya ilama müstenit belgeye dayanması ile mevcudiyeti tartışılan bir vesikaya bağlanması durumlarında değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, davacının terkin edilen ----- cari dökümü dilekçeleri ekinde su...