Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline havayolu taşıma hizmeti verdiğini, müvekkilinin de davalıya deniz yoluyla taşıma hizmeti verdiğini, ancak davalının müvekkilinin alacağını dikkate almadan icra takibi başlattığını, itiraz üzerine açılan davanın kabulüne karar verilmişse de, temyiz incelemesi sonucu mahkemenin takas-mahsup değerlendirmesi yapmamış olması nedeniyle hükmün bozulduğunu,bozma sonrası mahkemenin müvekkilinin alacaklı olduğunu dikkate alarak davayı reddettiğini, müvekkilinin deniz taşıma işinden...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/949 KARAR NO: 2024/1474 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) TARİHİ: 02.03.2021 NUMARASI: 2018/271 Esas - 2021/104 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline havayolu taşıma hizmeti verdiğini, müvekkilinin de davalıya deniz yoluyla taşıma hizmeti verdiğini, ancak davalının müvekkilinin alacağını dikkate almadan icra takibi başlattığını, itiraz üzerine açılan davanın kabulüne karar verilmişse de, temyiz incelemesi sonucu mahkemenin takas-mahsup değerlendirmesi yapmamış olması nedeniyle hükmün bozulduğunu,bozma sonrası mahkemenin müvekkilinin alacaklı olduğunu dikkate alarak davayı reddettiğini, müvekkilinin deniz taşıma işinden kaynaklanan bu bakiye alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin ise davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin, davacıya verdiği hizmetin bedelini almak üzere başlattığı yasal işlemlerde hatalı bilirkişi raporları ve hatalı yargı kararları akabinde müvekkilinin mağdur edildiğini, davacı bu fırsattan istifade etmek suretiyle alacak davasını açtığını, tüm alacak kalemlerinin her koşulda BK ve TTK uyarınca zamanaşımına uğradığını, buna ilişkin olarak gerekli defter ve cari hesap" "incelenmelerinin yapılması gerektiğini, nitekim davacının talep ettiği bedele ilişkin ticari ilişki oluşmadığını, ayrıca icra takibine konu olabilecek güncel bir alacağın bulunmadığını, müvekkili şirketin merkezinin İskenderun olduğunu beyanla, öncelikle yetki ve görev itirazlarının kabulü ile davanın reddine, davacının % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı vekilince uyuşmazlık bakımından zamanaşımı defisinde bulunulmuş olmakla birlikte, esasen davaya konu alacak taraflar arasındaki 10/08/2009 tarihli navlun sözleşmesinden kaynaklanmakla 6762 sayılı TTK 1262 maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabii ise de, BK 156/2 maddesi gereği, " Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır." düzenlemesi kapsamında, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1089 Esas ve 2017/375 Karar sayılı karar...