Yukarıda belirtilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkili ... aleyhine Ankara 3. İcra Dairesi'nin 2017/17874 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, söz konusu takipten dolayı ...'ın borçlu olmadığını, kombiyo senedindeki imzanın müvekkile ait olmadığını, dava dilekçesinde sunulan vakaletname ve imza beyannamesindeki örneklerinden de anlaşılacağı gibi bononun arka yüzünde bulunan imza ile müvekkilin imzasının hiç bir benzerliği olmadığını, iş bu kötü niyetle yapılan icra takibi nedeniyle müvekkilin mağdur olduğunu ve zarara uğradığını, %20'den az olmamak üzere müvekkin lehine tazminat talebinde bulunma zorunluluğunun hasıl olduğnunu, davaya...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1715 - 2024/1295 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ s
ESAS NO : 2022/1715 ( MİKTAR İTİBARİYLE RET ) KARAR NO : 2024/1295
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2022 ESAS-KARAR NO : 2017/677 E - 2022/123 K
DAVACI : VEKİLİ DAVALI DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 25/10/2024 YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2024
Yukarıda belirtilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkili ... aleyhine Ankara 3. İcra Dairesi'nin 2017/17874 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, söz konusu takipten dolayı ...'ın borçlu olmadığını, kombiyo senedindeki imzanın müvekkile ait olmadığını, dava dilekçesinde sunulan vakaletname ve imza beyannamesindeki örneklerinden de anlaşılacağı gibi bononun arka yüzünde bulunan imza ile müvekkilin imzasının hiç bir benzerliği olmadığını, iş bu kötü niyetle yapılan icra takibi nedeniyle müvekkilin mağdur olduğunu ve zarara uğradığını, %20'den az olmamak üzere müvekkin lehine tazminat talebinde bulunma zorunluluğunun hasıl olduğnunu, davaya konu İcra dairesinin ilgili dosyasından borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili daha sonra dilekçe vererek, icra tehdidi altında ödeme yapıldığından dolayı, davasının istirdat davası olarak devam ettiğini beyan etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından 24.02.2022 tarihli karar ile, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2022 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 8.000,00 TL olarak belirlenmiştir. İlk derece mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir(HMK 341/1). Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 8000,00TL'yi geçmeyen malvarlığı davaların...