Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın yönetimindeki tescilsiz traktör ile 1/9/2016 günü seyir halinde iken olay yeri kavşağa ters yönden girerek tescilsiz motosiklet sürücüsü ...'ya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 100,00 TL geçici ve kalıcı iş gücü kaybından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davacının zararının karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; Anayasa...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/549 KARAR NO: 2023/1224 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 5/10/2020 NUMARASI: 2017/620 (E) - 2020/555 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 26/9/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın yönetimindeki tescilsiz traktör ile 1/9/2016 günü seyir halinde iken olay yeri kavşağa ters yönden girerek tescilsiz motosiklet sürücüsü ...'ya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 100,00 TL geçici ve kalıcı iş gücü kaybından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davacının zararının karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı iptal kararıyla Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna esas alınan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenemeyeceğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ışığında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin maluliyetin tespitinde esas alınması gerektiğini; maluliyet tespit süreci sona ermeden karar verildiğini, aktüerya raporunda hesaplama hatasının bulunduğunu, çünkü ödeme tarihi itibarıyla yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı hesaplanırken, fiilen emekli olduğu tarih değil, aktif dönem sonu olan 60 yaşın esas alınarak, AGİ'siz hesaplamanın bu yaştan sonra yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. Hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda; %15 oranında kusurlu, gelirinin ise asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilen davacı ...'nun trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararının, TRH 2010 yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrünün 22 olduğu ve 76 yaşına kadar yaşayacağı varsayımına dayanılarak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacının emekli olduğunun bildirildiği 1/9/2018 gününden itibaren asgari geçim indirimi dikkate alınmadan hesaplandığı anlaşılmıştır. Trafik kazasından kaynaklanan sürekli sakatlık tazminatı bakımından, özü itibarıyla varsayımlara dayanan gerçek zararın hesaplanmasında, en doğru sonuca ulaşılması için gerçeğ...