Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/07/2014 tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın, yaya halindeki müvekkili ...'ya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, söz konusu kazada araç şoförünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kaza sonrası stres bozukluğu yaşadığını, davalının tazminat ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zararlarının tespiti ile geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminatına mahsuben ilk aşamada 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur durumunun bilirkişi incelemesi ile...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2023/939 Karar No: 2023/1419 İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 23/11/2022 Numarası: 2021/601 Esas -2022/743 Karar Davanın Konusu: Tazminat Karar Tarihi: 31/10/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/07/2014 tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı aracın, yaya halindeki müvekkili ...'ya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, söz konusu kazada araç şoförünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kaza sonrası stres bozukluğu yaşadığını, davalının tazminat ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zararlarının tespiti ile geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminatına mahsuben ilk aşamada 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur durumunun bilirkişi incelemesi ile tespitinin gerektiğini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınmasını, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu ekipmanının olmadığını, tedavi giderlerinden SGK 'nın sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Dava ve uyuşmazlık, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. ve TBK'nin 54. maddeleri kapsamında yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; davacı ...'nun yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasında kusurun tamamının kendisine ait olması nediyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine "Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Güvenliği Dairesi Başkanlığından (Fen Heyetinden) oluşturulacak bir heyete (üç kişilik) dosyanın tevdi edilerek, işbu dosyadaki kusur raporları ile Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/524 Esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporları birlikte irdelenerek, tüm dosya kapsamı ile kazanın oluş şekline göre, tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli rapor alındıktan sonra, tarafların delillerinin değerlendirilerek nihai bir kararın verilmesi gerektiği" gerekçesiyle Dairemizce karar kaldırılmıştır. Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde, davacının olayda kusurlu olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davacı vekili; 25/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda dosya içerisinde olmayan delillere dayandırıldığını, bilirkişi raporuna dayanak yapılan beyanın verilip verilmediğinin dahi meçhul olduğunu, kim tarafından verildi...