6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı icra dosyalarından 54.187,00 EURO ve 16.922,64 EURO olmak üzere toplam 71.109,64 EURO'nun tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin TMSF' ye devredildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında cari borca konu edilebilecek herhangi bir hizmet ilişkisi bulunmadığı gibi müvekkiline herhangi bir faturada tebliğ edilmediğini, bu durumun ticari defterlerin incelenmesi ile sabit olacağını, bu nedenlerle, davanın kabulü ile davalıya 71.109,64 EURO borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takiplerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği 26/03/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/787 Esas KARAR NO: 2023/1198 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/01/2020 NUMARASI: 2018/737 Esas, 2020/47 Karar DAVA: MENFİ TESPİT (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 09/11/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı icra dosyalarından 54.187,00 EURO ve 16.922,64 EURO olmak üzere toplam 71.109,64 EURO'nun tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin TMSF' ye devredildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında cari borca konu edilebilecek herhangi bir hizmet ilişkisi bulunmadığı gibi müvekkiline herhangi bir faturada tebliğ edilmediğini, bu durumun ticari defterlerin incelenmesi ile sabit olacağını, bu nedenlerle, davanın kabulü ile davalıya 71.109,64 EURO borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takiplerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği 26/03/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı müvekkilinin alacağının tahsili için davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip kesinleştikten sonra usulsüz tebligat yapıldığı iddiası ile şikayet yoluna gidildiğini, sonuç alınamayınca huzurdaki menfi tespit davasının açıldığını, davacının müvekkiline olan borcunun ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, işbu davayı, takipleri sürüncemede bırakmak ve zaman kazanmak için açtığını, takip başlatılmadan önce davacıya borçlu olduğuna dair ihtarnamelerin gönderildiğini, hiçbir şekilde itiraz edilip cevap verilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince, davacı vekili, müvekkilinin, icra takibine konu hizmeti almadığından bahisle davalı-alacaklıya borçlu olmadığının tespitini istemiş ise de; icra takibine konu bir kısım faturaların davacı-borçlunun aleyhine delil teşkil eden ticari defterlerinde kayıtlı olması ve hizmetin verilmediğine veya hizmet bedelinin ödendiği hususları davacı-borçlu vekilince usulüne uygun deliller ile ispat edilemediğinden ve davacı-borçlunun ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar ile ilgili olarak ta davacı şirketin teklif edilen yemini eda etmemesi nedeniyle bu faturalarda belirtilen hizmetin de davacı-borçlu şirkete verildiğinin sabit olması karşısında davacı vekili tarafından açılan menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkil ile davalı arasında süregelen ilişki boyunca faturaların tanzim edildiğini, sonrasında faturaya konu hizmetlerin alındığını, ancak eldeki dava kapsamında davalı tarafından bedeli ödenmediği iddia edilen faturalara konu hizmetlerin hiçbir zaman alınmadığını, alacağın tamamını kabul etm...