Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, konut satım sözleşmesi gereğince iskan alınması için verilen teminat senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece "davanın reddine" dair verilen karara karşı davacı tarafından; dava konusu senedin teminat senedi niteliğinde olduğu, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, davalı ile aralarında ticari bir ilişkinin söz konusu olmadığı, teminat senedinin, iskan konusunda kendisinden herhangi bir ücret alınmaması amacıyla verildiği, bu nedenle söz konusu senedin iskan dışında hiç bir şekilde kullanılamaması ve iskan alındığında da geri verilmesi gerektiği, bu konuda taraflar arasında 31/10/2016 tarihli sözleşme imzalandığı, mahkemece söz...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 4. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/3742 KARAR NO : 2023/3040
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/10/2020 NUMARASI : 2019/278 E. 2020/396 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 06/12/2023 KARARIN YAZIM TARİH : 07/12/2023
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, konut satım sözleşmesi gereğince iskan alınması için verilen teminat senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece "davanın reddine" dair verilen karara karşı davacı tarafından; dava konusu senedin teminat senedi niteliğinde olduğu, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, davalı ile aralarında ticari bir ilişkinin söz konusu olmadığı, teminat senedinin, iskan konusunda kendisinden herhangi bir ücret alınmaması amacıyla verildiği, bu nedenle söz konusu senedin iskan dışında hiç bir şekilde kullanılamaması ve iskan alındığında da geri verilmesi gerektiği, bu konuda taraflar arasında 31/10/2016 tarihli sözleşme imzalandığı, mahkemece söz konusu delillerin değerlendirilmediği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; Somut olayda, davacı ... tarafından 31/10/2016 tarihli "sözleşmedir" başlıklı belgede adı geçen 3 nolu bağımsız bölümün davalı ...'a satıldığı, davacı tarafından davalıya 5.000,00 TL bedelli senet verildiği, senedin ön yüzünde teminat senedi olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, arka yüzünde ise "21293 ada, 3 parselde bulunan binanın iskanına ait olduğu" şeklinde ibarenin bulunduğu, taraf beyanlarından halen satış konusu bağımsız bölümün iskanının alınamadığı, dolayısıyla davacının senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığını yasal delillerle ispat edemediği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece "davanın reddine" dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacının istinaf başvurusunun HMKnın 353/1/b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf yoluna ba...