DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21.12.2023 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında 12/05/2015 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre müelleflik yükümlülüğünü davalının üstlendiğini, anahtar teslim olarak teslim edilmesi gerektiğini, bedelin tamamının müellefin ricasına istinaden ödeme gününden evvel ödendiğini, müvekkilinin davalının beyanına güvenerek proje tamamlanmadan bakiye kalan borcu da ödediğini, ancak davalının yapı kullanım izni belgelerini imzalamayacağını ve projeleri vermeyeceğini belirttiğini, müvekkilini mağdur ettiğini, davalı işin başından beri...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/574 KARAR NO : 2023/1287 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12.02.2020 NUMARASI : 2018/46 Esas, 2020/153 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21.12.2023 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında 12/05/2015 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre müelleflik yükümlülüğünü davalının üstlendiğini, anahtar teslim olarak teslim edilmesi gerektiğini, bedelin tamamının müellefin ricasına istinaden ödeme gününden evvel ödendiğini, müvekkilinin davalının beyanına güvenerek proje tamamlanmadan bakiye kalan borcu da ödediğini, ancak davalının yapı kullanım izni belgelerini imzalamayacağını ve projeleri vermeyeceğini belirttiğini, müvekkilini mağdur ettiğini, davalı işin başından beri müvekkilini müzayaka haline düşürerek haksız menfaat elde etmeyi amaçladığını, işin gecikmesine sebep olduğunu ve müvekkilinin ciddi anlamda zarara uğrattığını, zor durumda kalan müvekkilinin 12/01/2017 tarihli sulh protokolü imzalamak zorunda kaldığını, müvekkilinin davalıya müzayaka altında 944.000,00TL ödediğini ileri sürerek müvekkilinin müzayaka halinden istifade ederek müvekkiline zorla imzalatılan sulh protokolünün TBK'nın 28-37-38 ve 39. Maddeleri uyarınca bağlayıcı olmadığına ve protokolün iptaline, müvekkili şirketin zor durumda imzaladığı protokol gereğince ödediği 944.000,00TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyen ve işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, görevli mahkemenin fikri haklar hukuk mahkemesi olduğunu, davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, talep edilen hakkın zamanaşımına uğradığını, sulh protokolü uyarınca davacının dava hakkının bulunmadığını, müvekkiline şartnamede belirtilen işten fazlasının yaptırıldığını, ancak ücretinin ödenmediğini, davacının tacir olduğunu ve TTK 18. maddesine göre basiretli davranma yükümü altında olduğunu ve huzurdaki dava ile sözleşmeye bağlılık ilkesini ihlal ettiğini, sulh protokolünün yönetim kurulunun onayı ile imzalandığını, sözleşmede müzayaka iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, sulh protokolünün iptali için gerekli müzayaka şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin, veri merkezi binası yapmak üzere dava dışı ....AŞ ile projenin yönetilmesi için sözleşme imzaladığını, sonrasında davalı şirket ile 12/05/2015 tarihinde sözleşme imzalayarak, davalının mimari ve taşıyıcı sistem projeleri çizmeyi üstlendiğini, davalının projeleri çizerek davacıya teslim...