DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in ... Bankası A.Ş. Alibeyköy Şubesi tarafından verilmiş, ... sayılı, 28.12.2016 tarihli, 12.000,00 TL bedelli, lehtarı, davalı ..., keşidecisinin de davacı olan çeki, kendisi aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibine koyduğunu, çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını, imzanın sahte olması nedeniyle de çeke dayalı bir borçlarının bulunmadığını belirterek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesinde, davayı konu çek üzerindeki imzanın davacı şirketin yetkilisi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/2135 KARAR NO: 2023/1697 İNCELENEN KARARIN MAHKEME: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 29/06/2020 NUMARASI: 2017/503 E. - 2020/341 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in ... Bankası A.Ş. Alibeyköy Şubesi tarafından verilmiş, ... sayılı, 28.12.2016 tarihli, 12.000,00 TL bedelli, lehtarı, davalı ..., keşidecisinin de davacı olan çeki, kendisi aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibine koyduğunu, çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını, imzanın sahte olması nedeniyle de çeke dayalı bir borçlarının bulunmadığını belirterek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesinde, davayı konu çek üzerindeki imzanın davacı şirketin yetkilisi ...'ya ait olduğunu, imzanın sahte olmadığını, imza incelemesine gerek olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Hazırlanan 17.12.2019 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olduğu anlaşılmakla davacı şirketin imza inkârına dayalı menfi tespit ve borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine yönelik olarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davacı şirketin imza inkârında bulunduğu davaya konu çeki kendi yetkilisinin imzaladığını bilebilecek durumda olması nedeniyle davalı tarafın talebi doğrultusunda davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir. Tarafların her ikisi de ticari defterlere delil olarak dayanmamıştır. Dava konusu kambiyo senedi çek olup çek hukuken ödeme vasıtasıdır. Dava konusu çekin tarafların ticari defterlerinde kaydının olmaması keşideci imzasının doğruluğunun bilirkişi raporu ile de tespit edildiği durumda ödeme amaçlı olarak verilmiş olan kambiyo senedinin geçerliliğine olumsuz bir etki yaratmayacağından 6100 sayılı HMK m. 222'ye göre mahkememizce resen ticari defter incelemesi yaptırılmamıştır. Davalı tarafta sahte olmadığı kesinleşen çekin bedelinin ödendiğine ya da aksinin varlığına ilişkin başkaca bir yazılı belge de sunamamıştır." gerekçesi ile davanın reddine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karar verilen celse olan 29.06.2020 tarihli duruşma için başka Mahkemelerde duruşmalarının olması nedeni ile mazeret dilekçesi gönderdiklerini, duruşma tarihinin covit-19 döneminde tutanak ile 29.06.2020 tarihine taraf vekillerinin tarih konusunda görüşü alınamadan resen mahkemece ertelenen tarih olduğunu, mesle...