Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 1955/18 · K. 1955/27
YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

Karar No. 1955/27

E. 1955/18K. 1955/277 Aralık 1955
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Haricen tanzim edilen gayrimenkul satış senetlerine müsteniden verilmiş olan paranın iadesi için icra dairesine mi, yoksa mahkemeye mi, müracaat lâzımgeldiği hususunda Temyiz İcra ve İflâs Dairesi kararları arasında mübayenet görülmüş olduğundan mezkûr ihtilâfın içtihadı birleştirme suretiyle hallî tensibolunarak keyfiyet tevhidi içtihat müessesesine sevkedilmiş olmakla tetkik ve müzakere olundu. İcra ve İflâs Dairesinin 26/12/1952 tarihli kararında tapu memuru huzurunda ferağı yapılmadıkça gayrimenkulün haricen alım ve satımı ve esasen iştirak halinde bulunması sebebiyle akit, satış vaadini tazammun etse de, kanunen muteber olmadığından talep vukuunda alınan paranın iadesi lâzımgeleceği ve alacaklının icrada takibine kanuni mâni bulunmadığı ve 12/4/1955 tarihli kararında ise takibin istinat ettiği noterlikçe re'sen tanzim edilen senet doğrudan para borcu ikrarını muhtevi olmayıp...

Karar Metni

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E. 1955/18 K. 1955/27 T.7.12.1955 R.Gazete No. 9231 R.G. Tarihi: 11.2.1956 HARİCEN GAYRIMENKUL SATIŞ BEDELLERİNİN İSTİRDADI HARİCEN YAPILAN SENETLERE MÜSTENİT GAYRİMENKUL SATIŞ BEDELLERİNİN İSTİRDADI DAVASININ HUKUK MAHKEMELERİNCE TETKİKI GEREKİR. Haricen tanzim edilen gayrimenkul satış senetlerine müsteniden verilmiş olan paranın iadesi için icra dairesine mi, yoksa mahkemeye mi, müracaat lâzımgeldiği hususunda Temyiz İcra ve İflâs Dairesi kararları arasında mübayenet görülmüş olduğundan mezkûr ihtilâfın içtihadı birleştirme suretiyle hallî tensibolunarak keyfiyet tevhidi içtihat müessesesine sevkedilmiş olmakla tetkik ve müzakere olundu. İcra ve İflâs Dairesinin 26/12/1952 tarihli kararında tapu memuru huzurunda ferağı yapılmadıkça gayrimenkulün haricen alım ve satımı ve esasen iştirak halinde bulunması sebebiyle akit, satış vaadini tazammun etse de, kanunen muteber olmadığından talep vukuunda alınan paranın iadesi lâzımgeleceği ve alacaklının icrada takibine kanuni mâni bulunmadığı ve 12/4/1955 tarihli kararında ise takibin istinat ettiği noterlikçe re'sen tanzim edilen senet doğrudan para borcu ikrarını muhtevi olmayıp gayrimenkul satışı zımnında bir akde taallûk etmiş olmasına ve tarafların iddia ve müdafaalarına göre hâdisedeki uyuşmazlığın mahkemece halli iktiza ettiği beyan edilmek suretiyle birbirine mübayin içtihatlar husule gelmiştir. Birinci karar gayrimenkulün haricen alım ve satımı esasen muteber olmadığından icra takibi yoliyle alınan paranın iadesi talebolunabileceği merkezindedir. Bu gibi akitlerin kanunen muteber olmadığı açık ve zahir olup icra dairelerince de malûm bir keyfiyet olduğundan verilen paranın istirdadı için alacaklıyı mahkemeye sevketmek; bir hakkın istihsali için uzun yollara müracaata mecbur kılmak demek olacağı ve takip yoliyle hakkın daha kolay elde edilebileceği mülâhaza edilmiş bulunuyordu. Âhiren teessüs eden içtihat ise şöyledir: İcra ve İflâs Kanunu ilâmsız takip usulünü kabul etmiştir. Bu usule istinaden para borcu için yapılacak takip 68 inci maddede gösterilen vesikalara dayanmak icabeder. Bu maddedeki vesikaların hepsi de para borcunu ihtiva etmektedir. Yani doğrudan doğruya bir alacağı göstermektedir. Haricen gayrimenkul satış veya satış vaadi hakkındaki senetler ise para borcundan ibaret olmayıp bir mukavele ve bir akdi tazammun etmektedir. Böyle bir akdin muteber olup olmadığı ve alınan paranın iadesi lâzımgelip gelmiyeceği hususunun tetkikı ise icra dairesinin vazifesi haricinde olup mahkemeye aittir. Prensip itibariyle vazife tâyininde dâva ve takip talebinin mahiyeti esas olup bu gibi takiplerde alacak istenmeyip verilen paranın istirdadı ve bunun zımnında akdin feshi talebedilmekte olmasına göre talebin mahiyeti de takip hukukundan hariç ve mahkemece çözülmesi gereken bir ihtilâftan ibarettir. Gerçi tetkik mercii işleri de hâkimler tarafından görülmekte ise de; bunlar takip hukukuna mütaallik vazifeler olup esas ihtilâfları halle salâhiyetleri yoktur. S...

Benzer Kararlar

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1955/19 · K. 1955/28

14 Aralık 1955

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1955/17 · K. 1955/26

7 Aralık 1955

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1955/20 · K. 1955/29

14 Aralık 1955

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1952/10 · K. 1955/23

7 Aralık 1955

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1954/15 · K. 1955/21

30 Kasım 1955

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1955/16 · K. 1955/25

7 Aralık 1955