Vasiyetnamenin kanuni sebeplere binaen iptali hakkında alâkalılar tarafından yalnız vasiyetname ile tenfiz memuru tâyin edilmiş olan şahıs aleyhine açılan dâvalarda (Vasiyetnamenin iptali dâvası binnetice mûsalehlerin hukukuna müteveccih ve müessir bulunması itibariyle yalnız tenfiz memuru hasım gösterilerek ikame ve intacedilemiyeceği İkinci Hukuk Dairesinin takarrür etmiş içtihadı iken bu defa hilâfına bir içtihat tebellür etmiş olduğundan bahisle meselenin tevhidi içtihat yoliyle halledilmesi adıgeçen Daire Reisliğinin 5 Temmuz 1955 tarih ve 2/60 sayılı yazısiyle istenmesi üzerine toplanan Tevhidi İçtihat Hukuk Kısmı Umumi Heyetinde keyfiyet müzakere edildi. Bir vasiyeti tenfiz memuru tâyin edilmiş olması hususu Medeni Kanunun 499 ve mütaakıp maddeleri dairesinde bir iptal dâvasına mevzu teşkil edebilir mi? Edemez mi? Bir taraftan vasiyeti tenfiz ve diğer taraftan da iptal dâvası...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E. 1955/16 K. 1955/25 T. 7.12.1955 R.Gazete No. 9230 R.G. Tarihi: 10.2.1956 VASİYETİ TENFİZ MEMURU ALEYHİNE AÇILACAK DAVALAR VASİYETİ TENFİZ MEMURU ALEYHİNE AÇILACAK İPTAL DAVASINDA MAHKEMECE VERİLECEK HÜKMÜN SADECE MEMURUN HUKUKİ DURUMUNA MÜNHASIR BOLUP, ÖLÜME BAĞLI TASARRUFUN TAMAMINA ŞAMİL DREĞİLDİR. Vasiyetnamenin kanuni sebeplere binaen iptali hakkında alâkalılar tarafından yalnız vasiyetname ile tenfiz memuru tâyin edilmiş olan şahıs aleyhine açılan dâvalarda (Vasiyetnamenin iptali dâvası binnetice mûsalehlerin hukukuna müteveccih ve müessir bulunması itibariyle yalnız tenfiz memuru hasım gösterilerek ikame ve intacedilemiyeceği İkinci Hukuk Dairesinin takarrür etmiş içtihadı iken bu defa hilâfına bir içtihat tebellür etmiş olduğundan bahisle meselenin tevhidi içtihat yoliyle halledilmesi adıgeçen Daire Reisliğinin 5 Temmuz 1955 tarih ve 2/60 sayılı yazısiyle istenmesi üzerine toplanan Tevhidi İçtihat Hukuk Kısmı Umumi Heyetinde keyfiyet müzakere edildi. Bir vasiyeti tenfiz memuru tâyin edilmiş olması hususu Medeni Kanunun 499 ve mütaakıp maddeleri dairesinde bir iptal dâvasına mevzu teşkil edebilir mi? Edemez mi? Bir taraftan vasiyeti tenfiz ve diğer taraftan da iptal dâvası müesseselerinin kanundaki tanzim tarzları gözönünde tutulursa bu suali müspet olarak cevaplandırmak lâzımgelir. Şöyle ki : Medeni Kanunumuz 497 nci maddesiyle; vasiyetçi son arzularını tenfiz için medeni haklarını kullanmak salâhiyetini haiz bir veya birkaç kimseyi vasiyet tarikı ile memur edebileceğini kabul etmekle onu da vasiyetname ile ittihaz olunabilen diğer tasarrufların tabi oldukları muteberiyet şartlarına tabi kılmış ve bu suretle vasiyeti tenfiz memuru nasbı müessesesini de ölüme bağlı bir tasarruf yani miras hukuku tasarrufu telâkki ve kabul etmiştir. Nitekim mütaakıp 498 inci madde icabı olarak hüküm ve tesirleri itibariyle de ölüme bağlı bir tasarruftur. Zira, bu seretle terekenin idaresi, taksimi, borçların tesviyesi ve vasiyet edilen malların teslimi gibi haddi zatında mirasçıya ait olan salâhiyetler mirasçıdan nezolunarak bir üçüncü şahsa (Tenfiz memuruna) devredilmektedir. Böyle olunca mirasçının vasiyetçi müteveffanın 499, 500 üncü maddelerde zikrolunan sebeplerden biriyle muallel olan böyle bir tasarrufa karşı haklarını haleldar eden diğer herhangi bir ölüme bağlı tasarrufta olduğu gibi itiraz edememesi için mâkul hiçbir sebep gösterilemez. Tasarrufta bulunanın malları üzerinde ancak ölümü halinde hüküm ifade edecek haklar tesis eden her hukuki muamele ölüme bağlı bir tasarruf olduğundan iptal dâvasının da aynı derece ve şekilde mümkün olacağını kabul etmek icabeder. Medeni Kanunumuzun sistemine göre tasarruf ehliyeti bulunmıyan bir muris tarafından tanzim olunan ölüme bağlı tasarruf kendiliğinden hükümsüz olmayıp ancak iptali kabil sayılacağından, bir iptal sebebinin mevcut olduğunu tesbit eden bir mahkeme kararı ancak aleyhlerine sâdır olan şahıslara karşı muhkem kaziyye teşkil edeceğinden binnetice...