DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine sahte imzayla borçlanma yapılarak, dört adet bono düzenlenmek suretiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin takibe konu bonoları imzalamadığını, bonolar üzerindeki yazıları da yazmadığını, bonolar üzerinde bulunan kaşe ve imzaların sahte olduğunu, bu konuda sahtecilik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağını beyanla, neticeten açılan menfi tespit davasının kabulüne, müvekkili şirketin söz konusu bonoların borçlusu olmadığının ve bonolardaki imzaların...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/2178 KARAR NO: 2023/1730 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2019 NUMARASI: 2017/43 E. - 2019/1004 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine sahte imzayla borçlanma yapılarak, dört adet bono düzenlenmek suretiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin takibe konu bonoları imzalamadığını, bonolar üzerindeki yazıları da yazmadığını, bonolar üzerinde bulunan kaşe ve imzaların sahte olduğunu, bu konuda sahtecilik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağını beyanla, neticeten açılan menfi tespit davasının kabulüne, müvekkili şirketin söz konusu bonoların borçlusu olmadığının ve bonolardaki imzaların sahte olduğunun tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması sebebiyle %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacıın davacı sıfatı olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki olmadığını, müvekkili şirketin icra takipleri borçlusu ... Ltd.Şti. ile aralarında uzun zamandır süre gelen bir ticari ilişki olduğunu, ancak borçlunun son olarak müvekkili şirketten almış olduğu mallara karşılık olarak verdiği çek ve senetleri ödemediğini, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin yıllardır fatura, irsaliyeler ve ticari defterlerle sabit olduğunu, çek ve senetlerin ödenmemesi üzerine icra takibi açıldığını, açılan takipler neticesinde haciz işlemi yapıldığını, haciz sırasında şirket ortağı ve yetkilisi olduğunu beyan eden ...' ın icra dairesine gelerek borca kefil olduğunu, kendisini şirket ortağı ve yetkilisi olarak tanıtan ... bu şekilde her yerde işlem yaptığını ve müvekkili şirketin çalışanları ve ortakları tarafından da böyle bilinildiğini, malların teslimi sonrası verilen senetler bizzat borçlunun senetleri olup, borçlu şirketin çalışanları tarafından teslim edildiğini, taraflar arasında daha önceden de böyle işlemler olduğu için senet üzerindeki imzaların sorgulanmadığını, sonradan anlaşıldığı üzere borçlu şirketin diğer şirketlere de aynı şekilde senet ve çekler vererek senet ve çeklerdeki imzanın şirketi temsil eden kişiye ait olmadığı iddiası ile dava açtığını beyanla, davanın usul ve esastan reddine, davanın kötü niyetle ikamesi nedeniyle davacı aleyhine icra dosyası miktarının %20 sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar ver...