Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/11/2015 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çapması neticesinde müvekkilin murisi ...'ın vefat ettiğini, davalı kuruma başvurulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik eş ... için 2.000 TL destekten yoksunluk tazminatının (davalı kurum azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 18/07/2017 tarihli ıslah dilekçesinde, müvekkili için destekten yoksun kalma tazminat taleplerini 142.481,36 TL artırarak 144.481,36 TL olarak ıslah ettiklerini, ıslah ettikleri tutarın kaza tarihinden itibaren...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2023/1486 KARAR NO: 2024/2 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 03/04/2023 NUMARASI: 2021/280 Esas- 2023/252 Karar DAVANIN KONUSU: Destekten yoksun kalma tazminatı KARAR TARİHİ: 04/01/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/11/2015 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çapması neticesinde müvekkilin murisi ...'ın vefat ettiğini, davalı kuruma başvurulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik eş ... için 2.000 TL destekten yoksunluk tazminatının (davalı kurum azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 18/07/2017 tarihli ıslah dilekçesinde, müvekkili için destekten yoksun kalma tazminat taleplerini 142.481,36 TL artırarak 144.481,36 TL olarak ıslah ettiklerini, ıslah ettikleri tutarın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili kaldırma kararı sonrasında da 09/06/2022 tarihli dilekçesinde, destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin 145.518,64 TL artırarak 290.000 TL olarak belirlediklerini, iş bu tutarın davalıdan tahsilini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, 290.000 TL destekten yoksunluk tazminatının 25/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, tazminat hesaplanmasında kullanılan yöntemin hatalı olduğunu, kaza sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti ve araç plakasının tespit edilemeyerek ispatlanamadığını, davacı eş için evlenme ihtimalinin hesaplamada değerlendirilmediğini, davacıların tazminat hakkının bulunmadığını, müteveffanını kusuru oranında davacının alacaklı-borçlu sıfatının birleştiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacı yanca destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği, dava şartı yokluğu, yeni genel şartlar nedeniyle davanın reddinin gerektiği, kazaya sebep olan aracın kimliğinin tespit edilmesi gerektiği iddia ve itirazlarının Dairemizin 03/11/2020 tarih ve 2019/1496 Esas 2020/4180 Karar sayılı kaldırma kararında ayrıntıları ile değerlendirildiğinden bu aşamada dikkate alınması artık olanaklı değildir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirle...