Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'nun geçirdiği trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, sürücü ...'in bu olay nedeniyle hüküm giydiği kararın kesinleştiğini, kaza yapan ... plakalı motosikletin kaza tarihini kapsayan zorunlu trafik sigortası olmadığını, bu nedenle Güvence hesabına başvurmak zorunda kaldığını, muris ...'nun kuaför olduğunu, olay tarihi itibarıyla aylık kazancının 1.300 -1.400 TL civarında olduğunu, ölüme neden olan kazada murisin hiçbir kusurunun olmadığını, ...'ın 2015 yılında tekrar evlendiğini, ancak Tekirdağ Aile Mahkemesi'nin 2017/96 Esas sayılı dosyası ile boşanma davası açtığını, ilgili dosyanın tahmini olarak 2018 yılı içerisinde biteceğini ve kesinleşeceğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/2207 KARAR NO: 2025/244 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/10/2021 NUMARASI: 2019/252 Esas- 2021/886 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 13/02/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'nun geçirdiği trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, sürücü ...'in bu olay nedeniyle hüküm giydiği kararın kesinleştiğini, kaza yapan ... plakalı motosikletin kaza tarihini kapsayan zorunlu trafik sigortası olmadığını, bu nedenle Güvence hesabına başvurmak zorunda kaldığını, muris ...'nun kuaför olduğunu, olay tarihi itibarıyla aylık kazancının 1.300 -1.400 TL civarında olduğunu, ölüme neden olan kazada murisin hiçbir kusurunun olmadığını, ...'ın 2015 yılında tekrar evlendiğini, ancak Tekirdağ Aile Mahkemesi'nin 2017/96 Esas sayılı dosyası ile boşanma davası açtığını, ilgili dosyanın tahmini olarak 2018 yılı içerisinde biteceğini ve kesinleşeceğini, yaptırdıkları aktüerya hesaplarına göre toplam 349,604 TL maddi zarar oluştuğunu, ...na yaptıkları başvuru neticesinde taraflarına 32,255 TL ödeme yapıldığını, destekten yoksun kalma tazminatın hesaplanarak, 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazında bulunduklarını, iş bu davaya bakmakla Tekirdağ Mahkemeler yetkili olmayıp yetkili mahkemenin kaza yeri olan Kırklareli Mahkemesi veya davalı müvekkili kurumun bulunduğu yer olan İstanbul Mahkemeleri olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın davacı ... yönünden reddine, davanın davacı ... yönünden kısmen kabulü ile 4.255,92 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 30/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacılar vekili, iki farklı bilirkişi tarafından çıkarılan raporlar arasında astronomik farklılıklar olduğunu, yerel mahkemenin karar aşamasında ilk bilirkişi raporunu göz ardı ederek ikinci rapor üzerinden karar verdiğini, davanın ilk bilirkişi raporuna göre ıslah edildiğini, ancak ikinci bilirkişi raporu ile davanın sürüncemede bırakıldığını, ikinci raporda müteveffanın asgari ücret ile çalıştığı varsayılarak hatalı hesaplama yapıldığını, ayrıca ...'ın 2018'de boşanması sonrası hak kazandığı tazminatının hesaplanmadığını, hak sahibi oranlarının hatalı belirlendiğini, davacılardan ... yönünden hükmedilen tazminat faiz tarihinin hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan i...