Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davalı nezdinde sigortalı ... plakalı aracın 05/06/2009 tarihinde müvekkilinin oğlu yaya ...'ya çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; açılan davanın kabulü ile 59.779,93 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 24/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine fazla istemin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, davacı tarafça istinaf kanun yoluna da başvurulmamış olduğundan söz konusu raporun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2023/1902 KARAR NO: 2024/47 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/06/2023 NUMARASI: 2022/823 Esas- 2023/620 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 16/01/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davalı nezdinde sigortalı ... plakalı aracın 05/06/2009 tarihinde müvekkilinin oğlu yaya ...'ya çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; açılan davanın kabulü ile 59.779,93 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 24/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine fazla istemin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, davacı tarafça istinaf kanun yoluna da başvurulmamış olduğundan söz konusu raporun davacı taraf açısından kesinleştiğinden lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, bilirkişi raporunda seçenekli değerlendirme yapılmışken aleyhine olan seçenek kabul edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, konu dosyada maddi tazminat belirlenirken manevi tazminat belirleniyormuşçasına hakkaniyete göre değil hukuk kurallarına göre değerlendirme yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olarak düzenlendiğini, esas mahkemesinin , savunmaları dikkate almadan ve gerekçeli kararında dahi savunmalara neden itibar edilmediğine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadan hüküm kurulduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından Dairemizin kaldırma kararı öncesinde hükme esas alınan aktüerya raporunun davacı tarafa HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davac...