MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 05/12/2024 NUMARASI : 2024/204 Esas - 2024/962 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/07/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda davacının yaralandığını belirterek iş görmezlik, tedavi ve bakıcı zararları olmak üzere şimdilik toplam 2.500,00 TL tazminat bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar vermiştir.Davacı vekili, davacı asile ulaşamadığından, bu hususun duruşmada belirtilerek ek süre talep ettiklerini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/1605 KARAR NO : 2025/1489 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 05/12/2024 NUMARASI : 2024/204 Esas - 2024/962 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/07/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda davacının yaralandığını belirterek iş görmezlik, tedavi ve bakıcı zararları olmak üzere şimdilik toplam 2.500,00 TL tazminat bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar vermiştir.Davacı vekili, davacı asile ulaşamadığından, bu hususun duruşmada belirtilerek ek süre talep ettiklerini, müvekkiline ulaştığında eksiklerin tamamlanacağını, ancak mahkemenin hatalı şekilde davanın reddine karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı ayrık durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu ayrık koşullardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (MÖHUK) 48. maddesinin, 1. fıkrasına göre; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. MÖHUKta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda "yabancılık" ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava; dava şartı eksikliğinden HMK'nin 114. maddesinin 1. fıkrasının ğ bendi uyarınca reddedilir.MÖHUK'un 48. maddesinin 2. fıkrasında ise; "Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar" hükmü yer almaktadır. Bu madde uyarınca dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf olup olmadığını mahkemenin kendiliğinden incelemesi gerekmektedir.Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklıl...