Mahkememizde görülmekte olan Borçtan Kurtulma Davası davanın yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ... ve dava dışı ... davalı ...'ten 125.000,00 TL bedel karşılığında dükkan devraldıklarını, borç karşılığında 21/03/2020 düzenleme ve 21/09/2020 ödeme tarihli 125.000,00 TL tutarlı bono keşide edilerek davalıya verildiğini, bono miktarının 65.000,00 TL'lik kısmının davalıya ödendiğini, kalan borcun 60.000,00 TL olduğunu, davalı tarafından bono miktarının tamamı üzerinden icra takibi yapıldığını, başlatılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek başlatılan icra takibinin iptali ile davalının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçelerinde, davacının davaya konu bonoya ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını, ispat yükümlülüğünün davacıda olduğunu, açılan davanın yasal...
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/614 Esas - 2024/21 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/614 Esas KARAR NO : 2024/21
HAKİM :.... KATİP : ....
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Menfi Tespit / İstirdat DAVA TARİHİ : 08/09/2023 KARAR TARİHİ : 17/01/2024 KARAR Y.TARİHİ : 22/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Borçtan Kurtulma Davası davanın yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ... ve dava dışı ... davalı ...'ten 125.000,00 TL bedel karşılığında dükkan devraldıklarını, borç karşılığında 21/03/2020 düzenleme ve 21/09/2020 ödeme tarihli 125.000,00 TL tutarlı bono keşide edilerek davalıya verildiğini, bono miktarının 65.000,00 TL'lik kısmının davalıya ödendiğini, kalan borcun 60.000,00 TL olduğunu, davalı tarafından bono miktarının tamamı üzerinden icra takibi yapıldığını, başlatılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek başlatılan icra takibinin iptali ile davalının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçelerinde, davacının davaya konu bonoya ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını, ispat yükümlülüğünün davacıda olduğunu, açılan davanın yasal süresinde açılmadığını, dava şartı olan arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, davalının bono bedelinin tamamı yönünden davacı aleyhine haksız icra takibi yaptığı iddiasına dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak Arabuluculuk müessesesi benimsenmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanunda 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTKnın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir...