Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında dilekçe ekinde sunulan; İzmir Kemalpaşa arasındaki posta taşıma işine ilişkin 28.03.2017 tarihli İzmir-Çeşme arasındaki posta taşıma işine ilişkin 23.12.2013 tarihli ve İzmir-Karaburun arasındaki posta taşıma işine ilişkin olarak 23.12.2013 tarihli 3 adet Ana posta hattı üzerinde bulunan iş yerleri arasında posta taşıma işlerinin yürütülmesi hizmet alımı işi konulu sözleşme akdedildiğini, 3065 sayılı KDV kanunun 9.maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5) bölümü uyarınca söz konusu sözleşmelere istinaden anılan şirkete yaptığı ödemelerden Kdv tutarının 9/10unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamının anılan şirkete ödendiğini,...
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/923 Esas KARAR NO : 2024/40 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/11/2022 KARAR TARİHİ : 18/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında dilekçe ekinde sunulan; İzmir Kemalpaşa arasındaki posta taşıma işine ilişkin 28.03.2017 tarihli İzmir-Çeşme arasındaki posta taşıma işine ilişkin 23.12.2013 tarihli ve İzmir-Karaburun arasındaki posta taşıma işine ilişkin olarak 23.12.2013 tarihli 3 adet Ana posta hattı üzerinde bulunan iş yerleri arasında posta taşıma işlerinin yürütülmesi hizmet alımı işi konulu sözleşme akdedildiğini, 3065 sayılı KDV kanunun 9.maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5) bölümü uyarınca söz konusu sözleşmelere istinaden anılan şirkete yaptığı ödemelerden Kdv tutarının 9/10unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamının anılan şirkete ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDVyi 213 sayılı VUK'nun 371.maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan edilerek ödenmek zorunda kalındığını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine, adı geçen yükleniciye yazılan 25.02.2021 tarihli ve 6497 sayılı yazı ile 02.03.2021 tarihinde teslim edildiğini, Şirketin KDV tevkifatı uygulamasında faturadan doğan Kdv üzerinden kesinti yaparak davalı şirket adına sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödemekle yükümlü iken, yüklenici şirketin de(davalının) KDV Genel Uygulama Tebliğinin belge düzenibaşlıklı (I/C.2.1.3.4.2) bölümü kapsamında tevkifat tutarını göstermek suretiyle fatura düzenlemek ve satıcıların beyanı başlıklı (I/C-c.1.3.4.3.2.) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde bu tevkifatlı işleme uygun şekilde 1 nolu KDV beyannamesi vermekle yükümlü olduğunu, davalı şirket tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hakediş ödemelerinde yükleniciye Kdvnin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle kendi üzerilerinde kaldığını, bu nedenle anılan iş ortaklığının sebepsiz zenginleşme yaratan bir durum karşısında kendilerince adlarına vergi dairesine yatırılan 65.527,49 TLnin iade edilmesi gerektiğini, öncelikle davalı firmanın taşınır,taşınmaz bankadaki mevduatları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında şimdilik 65.527,49 TLlık teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesine, 65.527,49 TLnin temerrüt tarihi olan adı geçene 25.02.2021 tarihinde yazılan ödeme ihtar yazısının tebliğ tarihi olan 02.03.2021 tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ettikleri görülmüştür. Davalı vekili cevabi dilekçesinde özetle; yargılama konusu olayda davacı şirketin sorumlu sıfatıyla ödemesi gereken vergiyi kendi kusuru ile öd...